Lütfen bekleyin..


Muhammed Günay

ERKEN DOĞUM

25 Ağustos 2015, 09:18 - Okunma: 2419

            Devletler, kendilerine karşı olan hareketlerin erken doğması veya geç doğması için gerekli plan ve programları yaparlar. Devletler çok sabırlıdırlar. Olayların nasıl geliştiklerinden haberdardırlar. Kontrollü hareket edenler ani karar vermezler. Devletler çok uzun vadeli hesap yaparlar. Halk bu planlardan haberdar olmadığı için heyecanlanır. Her şeyin bittiğini zanneder. Devlet üstten takip eder. Gerekli gördüğü yerde müdahale eder.

        Biz insanlar Allah’ın çok sabırlı olduğunu söyleriz ki, öyledir. Kaybedeceği bir şeyi olmayan veya kendinden emin olan sabırlı olur. Gücü fazla olan daha da sabırlı olur. Allah’u Teala’nın kaybedeceği bir şey yoktur. Bizleri imtihan eder, süre verir, imkanlar verir. Bizim bu konuda ne kadar ciddi olduğumuzu veya hile peşinde olduğumuzu bize gösterir. İnsan kendisine verilen bu süreden yanlış istifade ederek daha fazla günahta devam eder. Halbuki bu süre ve mühletin veriliş amacı onun kendini kontrol edip yanlıştan uzaklaşmasını sağlamak içindir. Ama bunu anlamıyor.          

        İnsanlar güçlendikçe daha sabırlı ve planlı hareket ederler. Ani hareketlerden kaçınırlar. Güçlü olanın hedefleri vardır. Nerede nasıl hareket edeceğini bilir. Zamanı gelince de adımını atar. Devletlerde insan gibidir. Güçlü olan devletler çok sabırlı ve programlıdırlar. Hemen müdahale etsin dediğimiz yerde bekler. Biz sopanın ucunu gördüğümüzde saldırıya geçeriz. Devlet ise bütün detaylar ortaya çıktıktan sonra müdahale eder. Biz devletin çaresiz olduğunu düşünürüz. Devlette bizim öyle düşünmemizi ister ve bunun alt yapısını yapar. Öyle bir duruma geldiğimizi düşünürüz ki, artık devlet bize karışamaz. Pompalı tüfekle, tankı ve uçağı yok ederiz. “Biz devlet olduk” diye düşünürüz. Ama devlet bizi gözetliyor. Giriş çıkışlarımızı, eldeki imkanlarımızı biliyor ve görüyor. Bizde devletin hiçbir şey bilmediğini zannederiz.

        Devlet kendisine karşı olan yapıların bütün dönemlerini gözetliyor. Çocuğun ana rahmine düşmesinden itibaren gözetliyor. Tam gelişmeden, organları belirmeden doğumun olmasını sağlıyor. Erken doğum yaptırıyor. Anneye sun’i sancılar veriyor. Annede doğum olduğunu zannediyor. Ama doğan bebek kolsuz, bacaksız ve beyni gelişmemiş bir halde doğuyor. Yaşaması mümkün değil. Veya doğumun geç olmasını sağlıyor ki, bebek anne karnında ölsün.

       Bundan 4-5 ay önce internette şöyle bir yazı okudum. Lice’nin kırsalında halkı toplayan bir grup PKK’li “Biz çok güçlü olduk. Artık devlet bizimle baş edemez” diyordu. Bu yazıyı okuduktan sonra kendi kendime dedim ki, PKK bitti. Kendini ve karşısındaki gücü tanımayan perişan olur. Kürt halkı PKK’yi desteklemiyor. Seçimlerde zorla aldığı oya bakarak kendini avutmasın. Silah zoruyla olmasa bu kadar oy alamazdı. Kürt halkına kim fazla baskı yaparsa onun tarafına kayar. En fazla Kürt halkına zulüm yapan parti CHP’dir. Tunceli ve Diyarbakır’a bakın solun kalesi olmuşlar. Elazığ MHP’li olmuş. Halk zarar göreceği yerde destek vermez. Bütün PKK’liler öldürülse bile bu halk kendi isteğiyle onlar için sokağa çıkmaz.

        Devlet, PKK’yi şehirlere bilerek soktu. Halkın arasına karıştırdı. Kendi adamlarını aralarına yerleştirdi. Onlarda bazı yerleşim yerlerindeki mahalleleri boşaltıp evlere yerleştiler. Şehirlerde kontrol daha kolaydır. İsterse sokağa çıkma yasağı getirip arama yapar ve onlarla sokak aralarında çatışır. Hem onları yok eder. Hem de halkın onları kendi başlarına bela olarak görmesini sağlar. Dağda çatışma olduğunda halk fazla etkilenmiyordu. Ama şimdi halkın malı, dükkanı ve evi yakılıyor, yağmalanıyor. Halk evinden çıkmak zorunda kalıyor. Halk perişan oluyor. Evsiz, eşyasız ve parasız bir halk nereye gidecek. Kaçacak bir yerimiz dahi yok. Irak ve Suriyeliler bize geldiler. Biz nereye gideceğiz. Çatıştığımız Türklere mi sığınacağız. Eğer onlara sığınacaksak, onlarla bu savaş niye?

        Eğer devlet bilerek bu ortamı hazırladıysa çok kötü yaptı. Bu halk bunu hak etmedi. Her ortamda onlara omuz vererek ortak düşmanları mağlup eden bu halka gerçek kardeşlik elini uzatmalıdır. Bu halkta gerçek anlamda kardeşlik elini onlara uzatmalıdır. Bu halk kendini sosyalizm ateşinden kurtarmalıdır. İslam’ın kurtarıcılığına sığınmalıdır. İslam’ın dışında hiçbir şey bize huzur ve kardeşliği getirmez. Devlet, Silvan, Cizre, Lice ve diğer yerlerde halkı onların ateşinde yakmamalıdır. Eskiden olduğu gibi topyekun yok etmemelidir. Seçici davranmalıdır. Vatandaşın malına, canına ve namusuna dikkat etmelidir.

        Ey Türkler ve ey Kürtler bizlerin, beraber yaşamaktan başka bir şansımız yoktur. Biz iç içe karışmışız. Binlerce Türk ve Kürt birbirleriyle evlenmişler. Birbirimize samimi bir şekilde İslam’ın kardeşlik elini uzatalım. Birbirimizi kandırma peşinde koşmayalım.

Allah sonumuzu hayırlı kılsın...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
114 gün önce
147 gün önce
148 gün önce
149 gün önce
163 gün önce
171 gün önce
178 gün önce
214 gün önce
464 gün önce
556 gün önce
599 gün önce
618 gün önce
666 gün önce
686 gün önce
692 gün önce
711 gün önce
741 gün önce
761 gün önce
807 gün önce
895 gün önce
925 gün önce
972 gün önce
1026 gün önce
1083 gün önce
1089 gün önce
1120 gün önce
1138 gün önce
1235 gün önce
1251 gün önce
1315 gün önce
1340 gün önce
1350 gün önce
1364 gün önce
1371 gün önce
1378 gün önce
1380 gün önce
1385 gün önce
1399 gün önce
1406 gün önce
1421 gün önce
1423 gün önce
1426 gün önce
1445 gün önce
1446 gün önce
1449 gün önce
1470 gün önce
1480 gün önce

RSS
© 2019 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=