Lütfen bekleyin..


Muhammed Günay

Eğitim, Öğretmen Merkezli mi? Öğrenci Merkezli mi Olmalı?

26 Mayıs 2017, 00:08 - Okunma: 2269

       Eğitim öğretmen merkezli mi yoksa öğrenci merkezli mi olmalıdır? Diye sorulursa bu konuda birçok görüş ileri sürülür. Ancak eğitim Öğretmen merkezli mi yoksa öğrenci merkezli mi olmalıdır düşüncesi ne anlama geliyor Onu Sorgulamak lazım.               

           Öğrenci merkezli denilince öğrencinin derslere aktif bir şekilde katılması mı düşünülerek söyleniyor. ‘Öğretmen merkezli olmalıdır’ diye diyenler öğretmenin aktif bir şekilde dersi işlediği öğrencinin sustuğu, pasif bir şekilde sınıfta oturduğu bir eğitim sistemimi kastediliyor.

Her şeyden önce öğretmen merkezli bir eğitim sistemi denildiğinde öğretmenin sınıfı sevk ve idare ettiği öğrencileri organize ettiği onları aktif bir şekilde çalışmaya sevk ettiği bir sistem kastedilmelidir. Tabii ki bütün öğretmenlerin en fazla istediği öğrencilerin aktif bir şekilde derslerine katılmaları dersleri işlemeleri, anlatmaları ve en güzel bir şekilde dersi anlamalarıdır. Hiçbir öğretmen, öğrencinin derslerde pasif olmasını istemez. Bütün öğretmenlerin istediği ders ortamı, öğrencilerin derslerine hazırlıklı olarak gelip güzel bir şekilde dersi anlatmaları, aktif bir katılım yapmaları ve bilmedikleri konularda öğretmene soru sormalarıdır.

          Ama öğretmenin şu anda içinde bulunduğu eğitim sisteminde, mesele öğretmenin ders anlatması veya öğrencinin derse aktif bir şekilde katılması değildir. Öğretmen basitleştirilmiş, değersizleştirilmiş, tümüyle haksız bir konuma konulmuş bir durumdadır. Yani öğretmen her zaman haksızdır. Öğrenci her zaman haklıdır. En ufak bir sıkıntıda hemen öğretmenin soruşturması yapılır. Öğretmen hakkında gerekirse açığa alınmalar olur. Ama öğretmen dövülmüş, öğretmen öğrenci tarafından bıçaklanmış veya öldürülmüş hiç önemli değil. İşte günümüzdeki eğitim sisteminde asıl sıkıntı budur. Yani öğretmen şu anda eğitim sisteminde değersiz bir konumdadır. Öğrenci, öğretmeni şikayet eder. Öğretmen karakola çağrılır. Öğrenci öğretmeni şikayet ederse öğretmen suçludur. İşte böyle bir eğitim sistemi içindeyiz. Öğretmen, vali ile görüşmek isterse randevu alamaz ama öğrenci giderse randevuya gerek bile olmaz. Saygınlığı ayaklar altına alınan eğitimciler arkasında tembel, başıboş, çalışmayan bir öğrenci kitlesi bırakır. Öğrencinin saygı duymadığı bir eğitimci acaba öğrenciye ne fayda verir. Her şeyden önce ders alacağımız, bilgi alacağımız şahıs bizim gözümüzde çok değerli olmalıdır. Ama öğretmen sıkıntılarla, ekonomik problemler ile boğuşturulmuş bir hale getirilmiştir. Eğitimde önemli olan para değildir. Ama bütün meslekler içinde bu geçerlidir. Yani doktorluk içinde önemli olan para değildir denilmelidir. Sadece öğretmene gelince siz kutsal bir iş yapıyorsunuz. Peki, doktor kutsal bir iş yapmıyor mu? Can kurtarmıyor mu? O da can kurtarıyor. Gene de ona bol bol veriliyor. Ama öğretmene gelince sizin olmaz. Yaptığınız iş parayla ölçülmez.  Mesele maddiyat değil ama günümüzde insanlar maddiyat ile ölçülüyor. Maddiyatı düşük olan insanlar hor görülüyor, kıymet verilmiyor. Bizler, gerçekten iyi bir toplum görmek istiyorsak, her şeyden önce o toplumun yetiştiricileri konumunda olan öğretmenlerin çok kaliteli, bilgili ve zeki insanlardan olmasını sağlamalıyız. Ama bizde öyle değildir. Bir öğrenci zeki ise paranın fazla olduğu doktorluğu tercih ediyor. Veya daha iyi para getiren bir şeyler varsa onlara başvuruyor. Demek ki mesele nedir? Mesele para kazanma meselesidir. Medrese eğitiminde, müderris toplumun en saygın şahsiyetidir. Verdikleri eğitim hafızalara kazınırdı. Avrupa'nın birçok ülkesine baktığımızda orada bulunan öğretmenler hem iyi maaş alırlar, hem de saygı gösterilirler.   

          Sonuç olarak öğretmenleri gerçekten saygın bir konuma getirmek zorundayız. Eğer bizler öğretmenleri saygın bir konuma getirmezsek öğrencilerimize hiçbir şey veremezler ve bizim öğrencilerimizde saygılı bir şekilde yetişmezler. Önce öğretmeni iyi koruyalım. Öğretmene gerekli olan değeri verelim. Onu başköşede tutalım. Ondan sonra ondan büyük şeyler bekleyebiliriz. Ama değer vermediğimiz, Hor gördüğümüz, belki toplantılarda en son delik olarak gördüğümüz, onlarla kalabalığı oluşturduğumuz, süs eşyası olarak gördüğümüz kitle, öğretmenler olunca onlardan daha fazla bir şey beklemek doğru olmaz.

            Allah'a emanet olun…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
200 gün önce
342 gün önce
357 gün önce
366 gün önce
463 gün önce
496 gün önce
497 gün önce
498 gün önce
512 gün önce
520 gün önce
527 gün önce
563 gün önce
813 gün önce
905 gün önce
948 gün önce
967 gün önce
1015 gün önce
1035 gün önce
1041 gün önce
1060 gün önce
1090 gün önce
1110 gün önce
1127 gün önce
1156 gün önce
1244 gün önce
1274 gün önce
1321 gün önce
1375 gün önce
1432 gün önce
1438 gün önce
1469 gün önce
1487 gün önce
1584 gün önce
1600 gün önce
1664 gün önce
1690 gün önce
1699 gün önce
1714 gün önce
1721 gün önce
1728 gün önce
1729 gün önce
1735 gün önce
1742 gün önce
1749 gün önce
1755 gün önce
1771 gün önce
1772 gün önce
1776 gün önce
1795 gün önce
1795 gün önce
1798 gün önce
1819 gün önce
1829 gün önce

RSS
© 2020 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=