Lütfen bekleyin..
Üzüldüm. Gerçekten çok üzüldüm. Kalbimi acıttı. Uykumu böldü. Çok rahatsız etti. Evet Müslüman olmasa dahi, Amerika'ya ve İsrail'e karşı dimdik ayakta kalmaya çalışması, Müslüman olmasa dahi onurlu durmaya çalışması, onun başına gelen bu saldırganlık ve vahşet beni derinden üzdü.
Nasıl İsmail Heniye'nin, Hasan Nasrallah'ın, Yahya Sinvar'ın, İranlı komutanların, Yemenli Müslümanların, Afganistanlı alimlerin ve insanların, Suriye'deki, Irak'taki, ve başka yerlerde şehit edilen Müslümanların şehid edildiği kadar beni üzdü desem beni kınamayın.
Üzüldüm. Dünya öyle bir duruma geldi ki, zalim, emperyalist, vahşi ve terörist olan ülkenin kanunları, terörizm kanunları, kadınları genelevlerinde kullanan iğrenç bir adamın söyledikleri ve yaptıkları dünyanın kanunları olmuş. Bu teröristler dünyaya demokrasi, huzur ve Selamet getirmek için ortaya atılıyorlar. Biz garibanlar da onların bu sözlerine inanarak alkışlıyoruz. Ama bizim alkışladığımız meydanda, onlar insanların kadınlarına, Müslümanların kadınlarına, mazlumların kadınlarına tecavüz ediyorlar. Çocukları, erkekleri öldürüyorlar. Hayvanları öldürüyorlar. Ağaçları kesiyorlar. Nesli ve ekini ifsad ediyorlar. Biz de bize demokrasi getirmişler diye seviniyor, alkışlıyoruz.
Saddam'ın heykelini balyozla yıkmaya çalışan Iraklı iş adamı diyor ki, biz bu sevinçle heykeli yıkarken, onlar bizim kadınlarımıza tecavüz ediyorlardı. Biz sevinçle, alkışla demokrasi bize de geldi. Adamdan kurtulduk derken adamın bin katı daha zalim ve tecavüzcü olan Amerika askerleri başımıza geldi. Gerçekten çok cahil bir toplumuz. Zalimin zulmünden medet umuyoruz.
Ama şunu unutmayalım, mazlumlar ellerini semaya açtıkları zaman, Allah'a yalvardıkları zaman, Allah onları kurtarır. Mekke'nin insanları o günkü dünyanın en güçlü ordusuna karşı koyamayacaklarını ilan ettikleri ve dağlara çekildikleri zaman, Allah taştan yapılmış olan kabe'yi ve oradaki insanları kurtarmak için küçücük olan ebabil kuşlarını uçak yaparak onların üzerine gönderdi. Bu kuşların uçakların gagasında ve ayaklarında birer tane kurşun gibi delen taşlar vardı ve Ebrehe'nin ordusunu yerle bir etti.
Tarihte yazıldığı gibi bazen bir Peygamberin yardımına melekleri gönderir o şehrin altını üstüne getirerek zalimleri yok eder. Bazen bir ses ile peygamberlere karşı çıkan zalimleri bitirir, bazen bir rüzgar ile onları yok eder, bazen de yalnız yerden ve gökten yağmur yağdırarak her tarafı su altında bırakarak, Müslümanları gemiye bindirip bütün zalimleri su da boğar. Bir gün umudumuz var. Umutluyuz. Çünkü iman ettiğimiz Rabbimiz, göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Eninde sonunda yardımını gönderecek. Zalimleri zulümlerinde boğacaktır. Tarih bu sahnelerle doludur. Kur'an-ı Kerim'e baktığımızda zalimlerin nasıl bir devriliş ile devrildiklerini görüyoruz ve göreceğiz.
Allah'ın yardımına layık olmak için çaba sarf etmeliyiz.