Lütfen bekleyin..
Hamburg, cayır cayır yakılan bir şehir oldu.
II. Dünya Savaşının dehşet veren bir safhası da Almanya'nın Hamburg şehrinin, cayır cayır yakılmasıydı.
28 Temmuz 1943'te başlayan ve aralıklarla devam eden İngiliz hava kuvvetlerinin yanı sıra ABD ve Kanada uçaklarının Almanya'nın en büyük liman şehri Hamburg'u gece-gündüz bombaladı. Bu bombalamalarda 9.000 ton patlayıcı kullanıldı, 60.000 ile 100.000 arasında insan öldü, 280.000 bina yıkıldı. Yaralıların sayısı ise, hesap edilemeyecek kadar çok.
Önlerinde düşman olarak tanımladıkları, var olan ne varsa her şeyi yok etmeyi amaçlıyordu. Araştırmalara göre, İngilizler bütün bu bombalamalarda, şehirlere sığınan özellikle savaştan kaçan Alman mültecilerin bulundukları sığınma yerlerini hedef alarak, Alman halkının moral gücünü bozmayı ve hedefteki her şeyi yok etmeyi amaçlıyordu.
Tarihi Dresden şehri, tarihe gömülen bir şehir oldu.
Dresden Bombardımanı, Almanya'nın Dresden şehrinin 13 Şubat ile 15 Şubat 1945 arasında Küresel katliam çeteleri Amerikan Hava Kuvvetleri ve İngiliz Hava Kuvvetleri tarafından bombalanması. Amerikalılar ve İngilizlerin Almanları tamamen ezmek ve intikam amaçlı, doğrudan fiziksel ve kültürel soykırımıdır.
13 Şubat'ta başlayan saldırı, 15 Şubat 1945’e kadar devam etti. Saldırı sona erdiğinde, Dresden tamamen yerle bir olmamıştı. Ancak, Müttefikler ‘in kullandığı bombalar arasında patlayıcılar ve fosfor bombaları yani alev çıkartıcı bombalar bulunmaktaydı. Büyük yangınlar her bir yanı sarmıştı ve insanlar panik halinde kendilerini sokağa atmıştı.
İngilizler kendileri için harika fakat Alman siviller için bir o kadar korkunç bir hedef seçmişlerdi: Merkez tren istasyonu ve yanında bulunan büyük park. Yani halkın yangından kaçmak için sığındığı iki büyük yer...
01:21 ile 01:45 arasındaki yaklaşık 25 dakikalık sürede, bu bölgeye 2000 tona yakın patlayıcı ve fosfor bombası bırakılmıştı bile... Şehre atılan toplam bomba 3907 tonu bulmuştu. Artık insanlar için kaçacak yer yoktu! Alev rüzgârları insanlar nereye kaçarsa oraya kadar takip ediyor, sıcaklık 1500 dereceye çıkıyor, binalarda bulunanlar ya yangınlardan yanarak ya da dumandan zehirlenerek ölüyor, dışarıda bulunanlar ise asfalta yapışan derilerini çıkartamadan alevlere kurban gidiyordu.
Bombardıman bitmiş, fakat arkasında ölü bedenler, yanan, ağlayan ve çaresiz insanlar, bırakmıştı.
Amerikalılar ve İngilizlerin şehirle işi bittikten sonra Dresden'e Ruslar girmiş ve ayakta duran diğer binaları da yakmış, yıkmış ve şehri deyim yerindeyse haritadan silmişlerdi.
Bu yüzden, Dresden şehri bombalanma sona erdikten sonra günlerce yandı ve tahrip edildi. 28.410 binadan 24.866'sı yok oldu. Şehirde bulunan 83.000 adet kültürel değeri yüksek, kiliseler, müzeler, tiyatrolar, kütüphaneler, binalar ve ünlü ressamların resimleri vs. büyük hasar gördü veya tamamen yok oldu.
Tarihçilerin araştırmaları, bize çoğunluğu kadın ve çocuk olan 135,000 ila 200,000 sivilin öldüğünü göstermektedir.
Katil Churchill’in verdiği bu katliam emrinden dolayı mahkûm ya da cezalandırılması gerekirken, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth tarafından 1953 yılında kraliyet nişanesi ile ödüllendirilmiştir. Bu davranış, sapkın Batı medeniyetinin insanoğluna verdiği değerin en açık örneklerinden sadece biridir.