Lütfen bekleyin..


Muhammed Günay

Erken Doğum!

13 Ocak 2016, 11:14 - Okunma: 2315

Devletler, kendilerine karşı olan hareketlerin erken doğması veya geç doğması için gerekli plan ve programları yaparlar. Devletler çok sabırlıdırlar. Olayların nasıl geliştiklerinden haberdardırlar. Kontrollü hareket edenler ani karar vermezler. Devletler çok uzun vadeli hesap yaparlar. Halk bu planlardan haberdar olmadığı için heyecanlanır. Her şeyin bittiğini zanneder. Devlet üstten takip eder. Gerekli gördüğü yerde müdahale eder.

Biz insanlar Allahın çok sabırlı olduğunu söyleriz ki, öyledir. Kaybedeceği bir şeyi olmayan veya kendinden emin olan sabırlı olur. Gücü fazla olan daha da sabırlı olur. Allah’u Teala’nın kaybedeceği bir şey yoktur. Bizleri imtihan eder. Süre verir. İmkanlar verir. Bizim bu konuda ne kadar ciddi olduğumuzu veya hile peşinde olduğumuzu bize gösterir. İnsan kendisine verilen bu süreden yanlış istifade ederek daha fazla günahta devam eder. Hal bu ki bu süre ve mühletin veriliş amacı onun kendini kontrol edip yanlıştan uzaklaşmasını sağlamak içindir. Ama bunu anlamıyor.

İnsanlar güçlendikçe daha sabırlı ve planlı hareket ederler. Ani hareketlerden kaçınırlar. Güçlü olanın hedefleri vardır. Nerede nasıl hareket edeceğini bilir. Zamanı gelince de adımını atar. Devletlerde insan gibidir. Güçlü olan devletler çok sabırlı ve programlıdırlar. Hemen müdahale etsin dediğimiz yerde bekler. Biz sopanın ucunu gördüğümüzde saldırıya geçeriz. Devlet ise bütün detaylar ortaya çıktıktan sonra müdahale eder. Biz devletin çaresiz olduğunu düşünürüz. Devlette bizim öyle düşünmemizi ister ve bunun alt yapısını yapar. Öyle bir duruma geldiğimizi düşünürüz ki, artık devlet bize karışamaz. Pompalı tüfekle, tankı ve uçağı yok ederiz. “Biz devlet olduk” diye düşünürüz. Ama devlet bizi gözetliyor. Giriş çıkışlarımızı, eldeki imkanlarımızı biliyor ve görüyor. Bizde devletin hiçbir şey bilmediğini zannederiz.

Devlet kendisine karşı olan yapıların bütün dönemlerini gözetliyor. Çocuğun ana rahmine düşmesinden itibaren gözetliyor. Tam gelişmeden, organları belirmeden doğumun olmasını sağlıyor. Erken doğum yaptırıyor. Anneye sun’i sancılar veriyor. Annede doğum olduğunu zannediyor. Ama doğan bebek kolsuz, bacaksız ve beyni gelişmemiş bir halde doğuyor. Yaşaması mümkün değil. Veya doğumun geç olmasını sağlıyor ki, bebek anne karnında ölsün.

Bundan 4-5 ay önce internette şöyle bir yazı okudum. Lice’nin kırsalında halkı toplayan bir grup PKK’li “ biz çok güçlü olduk. Artık devlet bizimle baş edemez” diyordu. Bu yazıyı okuduktan sonra kendi kendime dedim ki, PKK bitti. Kendini ve karşısındaki gücü tanımayan perişan olur. Kürt halkı PKK yi desteklemiyor. Seçimlerde zorla aldığı oya bakarak kendini avutmasın. Silah zoruyla olmasa bu kadar oy alamazdı. Kürt halkına kim fazla baskı yaparsa onun tarafına kayar. En fazla Kürt halkına zulüm yapan parti CHP’dir. Tunceli ve Diyarbakır’a bakın solun kalesi olmuşlar. Elazığ MHP’li olmuş. Halk zarar göreceği yerde destek vermez. Bütün PKK’liler öldürülse bile bu halk kendi isteğiyle onlar için sokağa çıkmaz.

Devlet, PKK ‘yi şehirlere bilerek soktu. Halkın arasına karıştırdı. Kendi adamlarını aralarına yerleştirdi. Onlarda bazı yerleşim yerlerindeki mahalleleri boşaltıp evlere yerleştiler. Şehirlerde kontrol daha kolaydır. İsterse sokağa çıkma yasağı getirip arama yapar ve onlarla sokak aralarında çatışır. Hem onları yok eder. Hem de halkın onları kendi başlarına bela olarak görmesini sağlar. Dağda çatışma olduğunda halk fazla etkilenmiyordu. Ama şimdi halkın malı, dükkan’ı ve evi yakılıyor, yağmalanıyor. Halk evinden çıkmak zorunda kalıyor. Halk perişan oluyor. Evsiz, eşyasız ve parasız bir halk nereye gidecek. Kaçacak bir yerimiz dahi yok. Irak ve Suriyeliler bize geldiler. Biz nereye gideceğiz. Çatıştığımız Türklere mi sığınacağız. Eğer onlara sığınacaksak, onlarla bu savaş niye.

Eğer devlet bilerek bu ortamı hazırladıysa çok kötü yaptı. Bu halk bunu hak etmedi. Her ortamda onlara omuz vererek ortak düşmanları mağlup eden bu halka gerçek kardeşlik elini uzatmalıdır. Bu halkta gerçek anlamda kardeşlik elini onlara uzatmalıdır. Bu halk kendini sosyalizm ateşinden kurtarmalıdır. İslam’ın kurtarıcılığına sığınmalıdır. İslam’ın dışında hiçbir şey bize huzur ve kardeşliği getirmez. Devlet, Silvan, Cizre, Lice ve diğer yerlerdeki, halkı onların ateşinde yakmamalıdır. Eskide olduğu gibi topyekûn yok etmemelidir. Seçici davranmalıdır. Vatandaşın malına, canına ve namusuna dikkat etmelidir.

Ey Türkler ve ey Kürtler bizlerin, beraber yaşamaktan başka bir şansımız yoktur. Biz iç içe karışmışız. Binlerce Türk ve Kürt birbirleriyle evlenmişler. Birbirimize samimi bir şekilde İslam’ın kardeşlik elini uzatalım. Birbirimizi kandırma peşinde koşmayalım. Allah sonumuzu hayırlı kılsın...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
143 gün önce
176 gün önce
177 gün önce
178 gün önce
192 gün önce
200 gün önce
207 gün önce
243 gün önce
493 gün önce
585 gün önce
628 gün önce
647 gün önce
695 gün önce
715 gün önce
721 gün önce
740 gün önce
770 gün önce
790 gün önce
836 gün önce
924 gün önce
954 gün önce
1001 gün önce
1055 gün önce
1112 gün önce
1118 gün önce
1149 gün önce
1167 gün önce
1264 gün önce
1344 gün önce
1370 gün önce
1379 gün önce
1393 gün önce
1401 gün önce
1408 gün önce
1409 gün önce
1415 gün önce
1422 gün önce
1429 gün önce
1435 gün önce
1450 gün önce
1452 gün önce
1456 gün önce
1474 gün önce
1475 gün önce
1478 gün önce
1499 gün önce
1509 gün önce

RSS
© 2019 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=