Lütfen bekleyin..


Muhammed Günay

Haberi Araştırmak ve Su-i Zan!

15 Temmuz 2016, 10:12 - Okunma: 2339

“Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de, sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” -Hucûrat 6- 

Fasık birinin getirdiği haberlerin mutlaka araştırılması” gerektiği, çünkü o haberin “yalan/yanlış” olma ihtimalinin bulunduğu belirtiliyor. Eğer fasıkın getirdiği haberler doğruluğu araştırılmadan kabul edilirse, İslam toplumunda ve o toplumu oluşturan kişiler arasında, birbirlerine iletmiş oldukları “haberler konusunda şüphelerin yayılmaması hassasiyeti” ihlal edilmiş ve toplumda güven kalmamış olur. Böyle olursa, Müslümanlar arası bilgi akışı da felç olur. İslam toplumunda asıl olan, fertlerinin güvenilir olması, birbirlerine iletmiş oldukları haberlerin de inanılır ve kabul edilir olmasıdır. Oysa fasık, getirmiş olduğu haberin doğruluğu ortaya çıkana kadar şüphe altındadır. Şüphe varsa, o şüphe giderilene kadar bunun üzerine kanaat bina edilemez.

Görüldüğü üzere Kur’an, Müslüman olduğu halde büyük günah işleyen fasıkın getirdiği haberlerin bile araştırılmasını şart koşan esaslı bir prensip ile İslam toplumunda oluşabilecek herhangi bir “güven kırılması”nın önünü almıştır. Fasıkın haberi araştırılacaksa, kâfirin, müşrikin vs. haberleri her halükârda araştırılmalıdır.

Müslümanlar, bir fasıkın veya kâfirin getirdiği habere dayanarak, hemen acele ile o haberin gereğini yapmaya kalkışmazlar. Yaparlarsa, habere konu olan topluma veya kişiye, bilmeden ve acele ile zarar verebilirler. Ancak bu, Allah’ı gazaplandıran bir harekettir. Araştırmadan, acele ile hak ve adaletten uzaklaşmanın sonu pişmanlıktır.   Bu bakımdan, fasıkın ve kâfirin getirdiği haberlerin doğruluğu mutlaka araştırılmalıdır. İb-i Kesir’in rivayetine göre, işte bu yüzden, haberlerin araştırılmasına dair Rasulullah (sav) şöyle buyurur: “Tedbirli davranmak Allah’tan, acele ise şeytandandır.”

Kur’an tefsirlerinde beyan edildiğine göre, bu ayetin anlamı geneldir. Ayet, fasık olan birinin getirdiği haber karşısında, mutlaka o haberi süzgeçten geçirmeyi, tedbirli davranmayı içerir.

Takva sahiplerinin, fasık olmayanların, doğruların, dini görevlerini tam olarak yapanların getirdiği haberler ise hemen alınır mı? Fasıkın haberlerini araştırmak gerekir. Çünkü fasıkın haberlerinin araştırılmadan kabul edilmesi hataya yol açar.   Muttakinin haberlerini araştırmaya kalkışmak onlara olan itimadı zedeler mi?  

Asıl olan gelen haberler kimden gelirse gelsin, araştırılmalıdır. O anda haberi getiren şahıs yanlış görmüş veya nefsine uymuş olabilir. Belki hakkında haber getirdiği şahıs ile arasında çekişme vardır. Dolayısıyla tek taraflı haberlerde yanlış karar verme ihtimali yüksek olur. Karşı tarafı da dinlemek lazımdır. Çok dürüst ve takvalı gördüğümüz insanlar hissi davranabilirler. Eğer araştırma yapmadan gelen her haberi kabul edersek, birçok insanın kalbini kırmış oluruz. Ona da sormak gerekir.

Özellikle gruplarda görülen şudur. Kim önce bilgi verirse doğru olan odur. Diğeri zan altındadır. Zan altında olmasa bile haber getirilen şahsın kalbinde bir nokta kalıyor. Sormadığı zaman, zamanla diğer gelen haberlerle zan kesinlik kazanıyor.

           “Suizan etmeyin. Suizan, yanlış karar vermeye sebep olur. İnsanların gizli şeylerini araştırmayın, kusurlarını görmeyin, münakaşa, haset ve düşmanlık etmeyin, birbirinizi kardeş gibi sevin, çekiştirmeyin. Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, yardım eder. Onu, kendinden aşağı görmez.” -Buhari, Müslim-

        “Ey iman edenler, suizan etmekten kendinizi koruyun! Zannetmenin bazısı günahtır.” -Hucurat 12-
        Günah olan zan, iyi kimseyi kötü zannetmektir. Günahının affolunmayacağını sanmak, Allah’u Teâlâya suizan olur. Müslümanı fâsık zannetmek suizan olur. Suizan haramdır. Haram işleyen kimseyi bilir ve onu sevmezse, suizan olmaz, buğd-i fillah olur, sevap olur.

       Müslümanın bir ayıbını görünce, ona hüsnü zan etmeli, teviline çalışmalıdır! Kalbe gelen bir düşünce, suizan olmaz. Kalbin o tarafa kayması, meyletmesi suizan olur. Hadis-i şerifte, “Suizan, yanlış karar vermeye sebep olur” buyuruldu. -Müslim- Şafii mezhebinde alametlere bakarak kesin karar verilmez. 

       Önemli olan iyi araştırmak ve şikayet edilen şahsı da adil ve önyargısız dinlemektir. O zaman işin rengi değişebilir. Ama benim çalıştığım mesai arkadaşım doğru söyler dediğimizde isabetli karar veremeyebiliriz. Belki, arkadaşının kendine göre bazı hesapları vardır.  

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
201 gün önce
343 gün önce
358 gün önce
367 gün önce
464 gün önce
498 gün önce
499 gün önce
499 gün önce
513 gün önce
521 gün önce
528 gün önce
564 gün önce
814 gün önce
906 gün önce
949 gün önce
968 gün önce
1016 gün önce
1036 gün önce
1043 gün önce
1061 gün önce
1091 gün önce
1112 gün önce
1129 gün önce
1158 gün önce
1246 gün önce
1276 gün önce
1323 gün önce
1377 gün önce
1434 gün önce
1440 gün önce
1471 gün önce
1489 gün önce
1586 gün önce
1602 gün önce
1666 gün önce
1691 gün önce
1701 gün önce
1715 gün önce
1722 gün önce
1729 gün önce
1731 gün önce
1736 gün önce
1743 gün önce
1750 gün önce
1757 gün önce
1772 gün önce
1774 gün önce
1777 gün önce
1796 gün önce
1797 gün önce
1800 gün önce
1821 gün önce
1831 gün önce

RSS
© 2020 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=