Lütfen bekleyin..


İhsan PINAR

Evet mi, Hayır mı?

28 Mart 2017, 21:20 - Okunma: 3504

Tercihiniz ne olursa olsun, size ait olsun. Vereceğiniz karar: aklınızın, vicdanınızın, doğru bilgi ve dürüstlüğün semeresi olsun.

        Siyasilere, örgütlere, kalemşor medyaya aldanmayın. Onlar Hakkı ve adaleti bırakmış; demode olmuş ideolojilerinin, çıkar ve iktidar hırsıyla kör ve acımazsız bir kampanya yürütmektedirler. Kendilerini, amaç ve projelerini anlatmaktan ziyade, karşıtlarını karalama ve yıpratma derdindedirler.

        Sakın bunların hırs ve emellerine alet olarak:  komşu, akraba ve çevrenizle aranızı bozmayın. Siyasilerin ve örgütlerin ayrıştırıcı ve çatıştırıcı propagandalarına prim vermeyin. İnsanlığımız, İnancımız, komşuluğumuz, akrabalığımız, arkadaşlığımız; Hak, adalet, huzur ve bir arada kardeşçe yaşamamız, bütün parti, örgüt ve ideolojilerden çok daha üstün ve değerlidir. Bu değerleri parti, lider ve ideolojilerine kurban edenlerin, toplum ve insanlığa kan ve gözyaşından başka verecekleri bir şeyleri olmaz zaten.  

        Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar, temelsiz bina gibi her an yıkılmaya mahkûmdurlar. Doğru bilgi de: parti, örgüt ve liderlerinizden aldığınız tek taraflı bilgiler değildir. Objektif olarak, muhaliflerinizi ve karşıt fikirleri araştırıp dinlemeden, kendi fikrinin doğruluğunu teyit edemezsin.

        Ancak ne yazık ki, toplumu kutuplaştırmada öncülük eden siyasiler ve örgütler, tarafgirlik aşısıyla insanların düşünce melekelerini uyuşturup arkalarından sürüklemektedirler.

        Önümüzde bir referandum var. Muhalefet, bu maddelerin hazırlanmasında uzlaşıp katkı sağlayacağına küskünleri oynadı. Şimdi de halka sunulan taslağın içini okumadan, “ tek adam -  Diktatörlük…” gibi ucuz ama tahrip gücü yüksek bir propagandayla, sistemin değişmesini engellemek istiyor.

        Bizler, siyasilerin kirli kavgalarına taraf olmadan; akıl, vicdan ve yaşananlarla ilgili bildiklerimizle mukayese ve muhasebemizi yapmalıyız. Akıl ve vicdanlarını, gönüllü olarak parti ve liderlerine teslim ederek, bir vagon gibi lokomotifin arkasından sürüklenenlerin özgürlüğünde zaten söz edilemez.

        Siyasilere, şahıslara ve tarafgirliğe takılmadan, hür irademiz ve aklımızla değerlendirmemizi yapalım:

        1 – Temeli zulüm üzerine kurulmuş; Kürt, Türk, Alevi, gayri Müslim, Müslüman… Bütün Türkiye halkına acılar yaşatmış tek tipçi bu vesayet sisteminden memnun muyuz?

       2 – Getirilen yeni maddeler, mevcut maddelerden daha iyi veya daha kötü müdür?

       3 -  Taraflar ve söyledikleri ne kadar doğru ve gerçekçidir.

       4-  Halk olarak hepimiz bu vesayetçi Anayasadan şikâyetçi değil miydik? Seçim propagandalarında bütün siyasi partiler, Ülkenin ve halkın önünü tıkayan bu vesayetçi Anayasayı değiştireceklerine dair söz vermiyorlar mıydı?

        Devrimciler, Sosyalistler, Şeriatçılar… “Bizim şahıslarla işimiz yok, bu sistem mutlaka değişmelidir” demiyor muydunuz?  

        Getirilen maddelere baktığınızda çok fazla bir değişiklik yok. Ancak tıkanıklığı gidermek için zemin hazırlama mahiyetinde bir iyileştirme var. En önemli maddesi, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığın birleştirilmesidir.

        Yeni sistemle, siyasilerin bu anlamsız hırs ve çirkin kavgaları biraz azalacaktır. Her gün onların nutuklarını ve kavgalarını izlemek zorunda kalmayacağız.

        Hükümeti yıpratmak için verilen gensoru, ülkeyi kaosa götüren koalisyonlar ve kısır çekişmelerden kurtulacağız.

        İsim ve siyasilere takılmadan hür irademizle kendi kararımızı verelim. Şahıslara ve siyasilere karşı olan duygularımız, bizi doğrudan ayırmamalıdır. Yıllardır bu sistemin mutlaka değişmesi gerekir diyen Devrimci, Sosyalist ve İslami duyarlılık sahiplerinin, Erdoğan karşıtlığıyla, zulüm üreten bu sistemin koruyucuları pozisyonuna girmeleri, kendilerini inkâr demektir.  

        Taraf olmadan önce İnsan olmak gerekir. Taraf olunca da: Haktan, Adaletten, insanlıktan, akıl ve vicdandan, doğruluk ve dürüstlükten ayrılmamak lazım. İnsanlığın ve toplumun iyiliğini çıkar ve hislerimize kurban etmememiz lazım…  

        Hz.Ali’nin buyurduğu gibi: Hakkı, şahıslara göre değil; Şahısları, Hakka göre değerlendirmeliyiz. Ben, zulüm üzerine kurulu bu baskıcı sistemle hiç barışık olmadım. İsim ve şahıslara takılmadan, kim halkı bu sistemin vesayetçi ve baskıcı prangalarından kurtarmaya çalışırsa, “Eyvallah” demek boynumun- boynumuzun borcudur…          

Etiketler : Anayasa referandumu, pkk, hdp, chp,
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1722 gün önce
2153 gün önce
2712 gün önce
2786 gün önce
2888 gün önce
2964 gün önce
2973 gün önce
2988 gün önce
3045 gün önce
3049 gün önce
3150 gün önce
3155 gün önce
3493 gün önce
3499 gün önce
3542 gün önce
3603 gün önce
3623 gün önce
3666 gün önce
3684 gün önce
3746 gün önce
3767 gün önce
3782 gün önce
3790 gün önce
3808 gün önce
3814 gün önce
3837 gün önce
3848 gün önce
3851 gün önce
3862 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=