Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Üç Aylar ve Şehadet Ayı!

05 Şubat 2026, 00:14 - Okunma: 47

Yine bir şubat ayına daha girdik. Şehadet ayı olarak bilinen şubat ayını bu yıl da üç ayların manevi iklimi ile karşılıyoruz. Şaban ve Ramazan aylarının yarısı şehadet ayına denk geliyor.

Mübarek üç aylar ve Berat Kandili’ni idrak ettik ve Ramazan ayına hazırlık yaptığımız bugünlerde; şehadetin ve direnişin merkezi “Şehid şehir Gazze”den her gün maalesef yeni yeni saldırı, açlık ve soğuktan kaynaklı şehadet haberleri alıyoruz.

7 Ekim Aksa Tufanı Hareketi’nden bu yana bu 3’üncü üç aylara ve şehadet ayına ümmet coğrafyasında haydut devlet ABD destekli terör rejiminin soykırım saldırıları, işgal ve vahşetleri ile buruk giriyoruz. Ne üç ayları idrak etmemize ne de şehitlerimizi yâd etmemize imkân ve fırsat vermiyorlar.

Gazze Şeridi’nde uygulanmayan ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçildiği açıklanmasına rağmen, işgalci rejimin sivillere yönelik artık soykırım ve vahşet tanımlamalarının bile yetersiz kaldığı insanlık dışı kan, kıyım ve zulüm akan bir döngünün içindeyiz.

Gazze’de hafta sonu 37 masum sivil işgalci saldırılarında şehid edildi. Hafta sonu rakamlarına göre: Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana siyonist işgalcilerin saldırılarında 523 kişi şehit oldu, 1433 kişi de yaralandı.

Ekim 2023'ten bu yana ise resmi rakamlara göre şehit sayısı 71 bin 795'e, yaralı sayısı 171 bin 551'e yükseldi. Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlen binlerce şehid cenazesinin bulunduğu belirtiliyor.

Tablo bu kadar karamsar iken ve ateşkes anlaşmasının terör rejimi açısından hiç uygulanmadığı ve kaale dahi alınmadığı ortada iken, Gazze Barış Anlaşmasına taraf olan ve “Garantör ülke” olarak imza atan ülkelerden kınama dışında bir aksiyon var mı? Arşı titreten bu zulüm ve soykırıma daha ne kadar seyirci kalınacak?

Gazze’de insanlık ve vicdan adına olumlu bir manzara yok iken boş durmayan haydut devlet büyük şeytan Amerika ve soykırımcı terör devleti, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırı ve tehdit planlarının dozunu artırmaya başladılar. 12 gün savaşında İran’dan ağır darbe alan israil terör örgütü (İTÖ), kuyruğu sıkışınca babası ABD’yi yardıma çağırmak zorunda kalmıştı. Bu kuyruk acısını unutamayan İTÖ, aylardır ABD’yi ve dünyanın başına bela olmuş, kendini ispatlamaya çalışan ergen kişiliğe sahip Trump’ı kışkırtarak İran’a saldırtmaya ikna etmişe benziyor. ABD’de patlak veren “Epstein dosyası” skandalını unutturmak amaçlı böyle bir saldırıya can simidi olarak sarılabilirler. Böylece siyonist çetenin gerçek yüzünün deşifre olduğu bu kirli ağı ve bu çirkefliğe bulaşanları unutturmak istiyorlar.

ABD Başkanı Donald Trump, ikinci defa başkan olduğundan beri yaptığı çelişkili açıklamalar ve neredeyse her ülkeyi tehdit etmeyi ve kaynaklarına çökme düşüncesini karakter ve yönetim biçimi haline getirdi. Trump, tarihte kendini “ilah” gören Nemrud ve Firavun’un rollerine soyunmuş görünüyor ve istediği her şeyi yapabileceğini zannediyor. Ne insanlık ve İslam tarihinden ne de yakın tarihten bir ders almışa benzemiyor. Trump ve onu destekleyenler şunu bilsinler ki, İran’a saldırmak ve girmek kolaydır ancak çıkmak zordur. Vietnam, Irak ve Afganistan’da ne hale düştüklerine baksınlar.

ABD ve İTÖ’nün İran’a saldırı ihtimalinden dolayı tedirgin olan Müslümanlara da Allah’ın yardımını ve O (C.C.) istemedikten sonra kimsenin zarar görmeyeceği gerçeğini hatırlatalım. Neyin hayırlı neyin şer olduğunu ancak O (C.C.) bilir.

"Sakın Allah’ı zâlimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor." (İbrahim Suresi, 42)

ABD ve diğer İslam düşmanları güçlerine tapan zavallılardan başka bir şey değiller. Onlar güçle her şeyi elde edebileceklerini varsayıyorlar. Allah’ın sadık vaadi gelince taptıkları güçleri ve orduları onları kurtaramayacaktır.

ABD ve İTÖ başta olmak üzere bütün İslam düşmanlarının yegâne derdi üç ayları ümmete zehir etmek ve insanlığı İslam’dan uzaklaştırmaktır. Bu şekilde ümmet ve insanlık üç ayların manevi ikliminden uzaklaşıyor, İslam’ı yaşama, şehadet ayı ve şehadet bilinci gündemimizden çıkıyor.

İslam ülkeleri ve insanlık eğer ABD ve İTÖ’nün ve destekçilerinin sınır tanımayan bu saldırgan vahşi tutumlarına karşı harekete geçip önleyici tedbir almazsa, büyük yıkımlar ve kıyımlar olacaktır. Burada sadece Müslümanlar değil, tüm insanlık zarar görecektir.

İnşallah bu kırılma siyon-emperyal zulüm düzeninin yıkılmasına ve tarihin çöplüğüne atılmasına vesile olacaktır.

Selam ve dua ile…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
119 gün önce
147 gün önce
189 gün önce
287 gün önce
343 gün önce
406 gün önce
413 gün önce
623 gün önce
665 gün önce
728 gün önce
1134 gün önce
1267 gün önce
1281 gün önce
1337 gün önce
1393 gün önce
1414 gün önce
1428 gün önce
1448 gün önce
1490 gün önce
1505 gün önce
1525 gün önce
1532 gün önce
1563 gün önce
1568 gün önce
1636 gün önce
1784 gün önce
1917 gün önce
2090 gün önce
2113 gün önce
2142 gün önce
2327 gün önce
2456 gün önce
2478 gün önce
2602 gün önce
2669 gün önce
2695 gün önce
2726 gün önce
2868 gün önce
2905 gün önce
3010 gün önce
3033 gün önce
3263 gün önce
3332 gün önce
3453 gün önce
3612 gün önce
3614 gün önce
3671 gün önce
3689 gün önce
3692 gün önce
3713 gün önce
3747 gün önce
3802 gün önce
3811 gün önce
3884 gün önce
4002 gün önce
3977 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=