Lütfen bekleyin..


Tülay Demircan Koyuncu

Dürr-i Yetim...Pür Sevda

08 Mayıs 2018, 11:20 - Okunma: 2571

Ayrılıkların hüznünü, yaşanılan sevgi belirliyordu.

Ne kadar çok sevmiş isen, o kadar çok canın yanıyordu.

 

    Bir kaç günde sevginin, yücelip kalbe  yerleşmesi mümkün olmasına, şaşmamak lazımdı.

Sevgi bu birikip oluşmazdı.

Bir görüşte aşk var ise

Bir kaç günde de kalb çok sevebilirdi.

 

   On yedi tane pırıl pırıl gencin kalbine böyle girmişti.

   Birkaç gün önce tanıdıkları,

Şimdi ise manevi abladan öteye anne dedikleri kasımpaşalı Tülay ablaları...

 

     Bundan dört sene önce adını hiç duymadığı Urfa şehrinin bir ilçesi olan Siverek'ten gelen yetim ve öksüz olan gençleri evlatlarım diye bağrına basmıştı, Kasımpaşalı Tülay ablaları.

  

     Sevmek dünya hayatının en büyük ödülüdür.

Önce seveceksin ki, sevilesin.

   Riyasız...

Yalansız...

Sadece önce yüreğini açıp sonra kollarınla sarılıp saçlarından öpeceksin.

 

   Dört günlük bir kaynaşma gezisi planlanmıştı.

Bu gençler, şehirlerinin sınırından bir adım dahi dışarı atmamışlardı.

 

   Sevgi hikayesi böyle başlamıştı.

Gençlerin her birinin hayatları zorluklar ile geçmiş hatta geçiyordu.

Hayat her kula aynı yaşamı sunmuyordu.

Yaşamın adına, İmtihan dünyası denilmişti ya, dertler çekilmek için sıralanmıştı.

Her hikaye göz yaşlarına mahkumdu.

 

 

Bu gençlerin içinde bir tanesi vardı ki...

 

Bir akşamüstü Ardeşen’in şirin bir çay bahçesinde günün yorgunluğunu Karadeniz’in meşhur çayını yudumlayarak atmak için gençler

Masalara dağılmışlardı.

 

  Belediye başkanı sıfatını gençleri gördüğü ilk andan itibaren çıkarıp kenara koyan, bir abi, bir baba şefkatiyle onlara davranan, Hakan beyi ve Tülay ablayı ağlatmıştı.

Kim mi?

Annesini çok küçük yaşta babasını da ondan sonra kaybeden,

 abisinin yanında yaşayan kara gözlü prenses.

   Sohbet koyulaştıkça konu konuyu açıyordu.

  Başkan Hakan Bey: "anneni ve babanı kazada mı kaybettin? Yani nasıl ikisi de

Bir den öldüler...?" dedi.

O an da kara gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı.

"Annemi hatırlamıyorum. Ben çok küçüktüm. Babamı da 13yaşlarındayken kaybettim. Şimdi abimlerde kalıyorum.

Yengem- abim bana iyi bakıyorlar.

Liseyi dışardan bitirebildim.

Üniversiteyi kazanıp okumak istiyorum.

İlerki yaşantımda ise,

Asla evlenmeyi düşünmüyorum...(evlenip çocuk sahibi olmaktan onu yetim- öksüz bırakmaktan belli ki koruyordu. Yoksa hangi genç kız gelinlik giymek için heveslenmez di ki?)

Derken konuşmasına devam edecek daha gücünün kalmadığını anladı. Sustu!

  Tülay ablası masadaki diğer kıza baktı: "biraz dışarı çıkın. Deniz havası iyi gelir" dedi.

   Başkanın gözleri öyle dolmuştu ki,

Tülay hanım, başkana baktı ama hiç bir şey diyemedi.

Çünkü kendisi de yetim di.

Yetimliğin ne kadar zor olduğunu biliyordu.

  Anlatılmayan bir sevgi eksikliğidir.

Yetimlik öyle bir hırkadır ki,

İnsan yaşlansa bile son nefesine kadar üstünde taşır.

  Başkan Hakan Gültekin: "ben anneme bakınca gözlerim dolar.

Annemler ile karşı dairelerde oturuyoruz. Bazen eve işim gereği çok geç gelirim.

Kendi dairemin kapısını açarken, bakarım ki, anam kendi evlerinin kapısını hemem açar.

Anam uyumaz beni bekler.

Ben de hemen sarılır öperim anamı..." diye annesine olan sevgisini anlatırken

Gözlerinden yaşlar süzülür.

  

Bazen kelimlerin duyguları ifade etmesi imkansız olur.

Sevmek yerleşir yüreğe...

Sevilmek sevmekten daha üstün olsa da, sevmenin hazzı damarlarına akmadıkça, insan oğlu,

sevilmenin değerini anlayamaz.

 

   Sevmek için bir şart ararsa kalp!

Asla sevmenin muhteşemliğini yakalayamaz.

  Bazen sadece gülüşünü seversin...

Bazen derinden yüreğiyle bakışına vurulursun...

Bazen de annesindir, tüm çocukları kendi evladın gibi görüp öpersin.

O zaman en büyük ödülü yüreğine verirsin.

Sevilerek...

 

     Kürt kızım sen ağlama sakın,

ağlarsan...

Bak laz Hakan amcan da

Kasımpaşalı Tülay teyzen de

Ağlar...

Senin gözlerinden akan yaşlar yüreklere

Öyle damladı ki,

Orada ebedi sevgi olarak yazıldı.

   Sevmek için ne lazım ki?

Sadece sevgiyle öpmek...

Sadece...

Alnından değil yüreğinden öpe bilmek.

 

Sevmekten vazgeçmeyin

Bence sevmek hayatın nefesidir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
254 gün önce
822 gün önce
852 gün önce
871 gün önce
877 gün önce
974 gün önce
1008 gün önce
1074 gün önce
1101 gün önce
1221 gün önce
1225 gün önce
1350 gün önce
1407 gün önce
1415 gün önce
1561 gün önce
1692 gün önce
1702 gün önce
1716 gün önce
1879 gün önce

RSS
© 2020 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=