Lütfen bekleyin..


Abdurrezzak ÇELİK

GÖZÜMÜZ AÇIK MI?

29 Mart 2021, 12:14 - Okunma: 1834

Günümüzde herkesin yaptığı ama kimsenin dinleme ihtiyacı hissetmediği, küçük büyük herkesin dilinde olduğu ama kimsenin kulağına küpe yapmadığı bir konuyu ele alacağım inşallah. Şahsen benim mustarip olduğum ve sizlerin de öyle olduğunu düşündüğüm bir konu...

Hepimiz, ya bizzat faili olmuş kendimiz konuşmuşuz ya da olduğumuz bir ortamda konuşulan bir söylem üzerinden konuya giriş yapacağım.

“Ben Hz. Peygamber zamanında yaşamış olsaydım” diye başlayıp atıp tutuğumuz ortamlardan bahsediyorum. Hz. Peygamber’i böyle savunur, böyle korurdum. Dizinin dibine oturur, hep ilimle meşgul olurdum. Feth edilmiş bir topraktan diğerine aşkla coşar koşardım. Cihat meydanlarında dört nalla at sürer, diğer cihat meydanında kılıç sallardım. Ve daha nice hayal ürünü söylemlerin olduğu ortamlar...

Söylemlerimiz sadece bunlarla sınırlı kalmazdı elbette. Hz. Ebubekir gibi İslam yolunda malımın tümünü verir, aileme Allah ve Resulünü bırakırdım. Hz. Ömer gibi vakarlı olur, adalet sembolü olurdum. Hz. Osman’ın karakteri haline gelmiş hayayı bir libas olarak üzerimde taşırdım. Hz. Ali’nin cesaretiyle cesaretlenir, hicrette kutlu yatağa ben uzanırdım.

Bunlarla da kalmaz hayal ürünü olan düşüncelerimiz. Bir de sahip çıkma hayallerimiz vardı bizim değil mi? Herkes sırtını dönerken Hz. Hatice misali etimizle, tırnağımızla sahip çıkardık nebevi harekete ve önderine ... O söylediyse doğrudur der sıddıkiyet makamında biz olurduk. Göğsümüzü kabartarak Taif dönüşünde Mekke’ye giriş vizesi olan himayeci biz olurduk. Boykot vakti, kendi çocuklarımızdan kısar Allah Resulü ve dava arkadaşlarına yardıma koşardık. Medine’ye ilk öğretmen biz olurduk, akabede ilk bizler itaat ederdik.

Dahası, ifk hadisesinde Hz. Aişe’ye ilk biz sahip çıkar, iftiracılara kök söktürürdük. Müseylemetül Kezzabın yalancı olduğunu biz açıklar, haykırırdık günün sosyal medya hesaplarından. Hüzün yılının hüznüne sebep olan olayların acıları için ilk biz teselliye koşar, baş koyacak omuz olurduk.

Ve daha niceleri...

Ama kimse Ebu Cehil’den, Ebu Leheb’ten, Abdullah bin Selül ve arkadaşlarından bahsetmez. Onların yanında yer almaya zerre ihtimal vermez. Çünkü biliyor ki onların akıbetleri hayra alamet değildir. Biz garanti cenneti konuşuruz.

Kardeşlerim! Biz asrı saadette değiliz ve yaşamadık. Günümüze gözümüzü açalım. Hz. Peygamber’in bize bıraktığı davaya sımsıkı sarılırsak Bedrin ashabıymışız gibi sevap kazanır, ulviliğe doğru yol alırız. Lafla peynir gemisi yürümediği gibi Palavra ile de cennet elde edilemez. Hayal aleminde değiliz, gerçekleri görmenim vakti gelmiş, geçiyor.

Doğrudur, Hz. Peygamber zamanında yaşamadık ama söz ve yaşamı günümüzde dimdik ayakta duruyor. Yeter ki biz uygulama noktasında ağır davranmayalım. “Her duyduğunu söylemesi kişiye yalan olarak yeter” düsturuyla söylem ve eylemlerimize dikkat edelim. “Kalp kırmak Kâbe’yi  yıkmak gibidir.” Sözü bize bir şeyler anlatmalı. “Bunu yaparken de hırsızlık yapan Muhammed’in kızı Fatıma da olsa cezaya müstahak olacak” nidayı da unutmayalım.

Hepimiz hayat dediğimiz bir gemideyiz. O gemi menziline varmak için yola çıkmış. Her durağa geldiğinde birileri inmek mecburiyetindedir. Bu yolculuk sırasında küçük, büyük hatalarımız olmuş, musibetler ile karşı karşıya kalmışız. İmtihanı kazananlarımız olduğu gibi kaybedenlerimiz de maalesef ki çoktur. Her düşenin elinden tutmak gerekirken bir tekme de biz savurduğumuzu düşündüğümüzde cahiliye devrinden bir farkımız kalıyor mu? Böyle bir olayda “ilk taşı günahsız olanınız atsın” sözü ile karşı karşıya kalıp onunla yola çıkmamız gerekmez mi?

Milleti düzeltmek ile işe başlıyorsak, günah keçisi arıyoruz demektir. Kendimize çeki düzen vererek ihya hareketine basamak olmalıyız. “Her kim insanlara Öncü olmak istiyorsa başkalarından evvel kendisi öğrenmeli, başkalarının hayatını İslam’a göre düzenlemeden evvel, kendi hayatına düzeltmelidir...”

Yazımızı bir hadis ve aynı zamanda dua ile bitirelim. “Allahım! Senin rahmetini kazandıracak, bağışlamanı sağlayacak işler yapmayı, her türlü günahtan uzak kalmayı, her iyiliğe ulaşmayı ve (sonunda) cennete kavuşup cehennemden kurtulmayı dilerim.”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1313 gün önce
1425 gün önce
1488 gün önce
1613 gün önce
1648 gün önce
1655 gün önce
1704 gün önce
1747 gün önce
1754 gün önce
1837 gün önce
2780 gün önce
3262 gün önce
3298 gün önce
3304 gün önce
3375 gün önce
3451 gün önce
3537 gün önce
3571 gün önce
3600 gün önce
3621 gün önce
3642 gün önce
3656 gün önce
3684 gün önce
3795 gün önce
3867 gün önce
3913 gün önce
3903 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=