Lütfen bekleyin..


Fatih Oruç

Sapık Başbakan- Sapık First Lady!

01 Haziran 2017, 03:31 - Okunma: 3194

NATO liderleri, Brüksel'de "NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı" için bir araya geldi.

NATO’nun yeni karargâhı gerçekleştirilen törenle, Belçika Hükümeti tarafından NATO’ya teslim edildi.

 

Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Theresa May, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve diğer NATO ülkelerinin liderleri katıldı.

Liderlerlerle birlikte Brüksel'e gelen eşler için özel bir program düzenlendi.

 

Lider eşleri için hazırlanan bu programa, Türkiye, ABD, Fransa, Lüksemburg, Slovenya, İzlanda ve Bulgaristan devlet başkanlarının eşleri katıldı. First Lady’ler arasında tek erkek zirvenin en dikkat çeken karesini oluşturdu.

First Lady’lerle çekilen aile fotoğrafıyla, Brüksel'deki NATO toplantısında tarihe geçecek anlar yaşandı...

Bu erkek first lady, Lüksenbur’un  ilk eşcinsel Başbakanı olan Xaiver Bette’in eşi Gauthier Destenay’dı.

Gauthier Destenay, böylece tüm dünyanın dikkatini üzerinde topladı.

 

Lüksemburg’un 44 yaşındaki ilk eşcinsel Başbakanı olan Xaiver Bettel göreve geldikten iki sene sonra 2015 yılında Gauthier Destenay ile evlendi.

Belçikalı bir mimar olan Gauthier Destenay, First Lady’ler ile birlikte fotoğrafa girdikten sonra müze turuna, sonra da liderlerin eşleriyle birlikte yemeğe de katıldı.

Aslında bu fotoğraf, demokratik devletlerin önde giden en demokrat liderlerinin ahlaksızlıklarının, müptezelliklerinin ve rezilliklerinin fotoğrafı. Bu ahlaksızlıklarını, müptezelliklerini ve rezilliklerini de dünya kamuoyuna göstererek üstünlük sağladıklarını zannediyorlar.

 

Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in bir şiirinde dediği gibi;

“Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;

Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.”

 

Demokrasilerde ölçüsüz ve sınırsız özgürlük anlayışı, insanların Allah’ın çizdiği hadleri aşma özgürlüğüne dönüşmekte, bu da toplumda büyük zararlara sebebiyet vermektedir.

Sistematik olarak, başta kadınlar olmak üzere, insan hakları ihlalleri yapılıyor. İnsan bedenleri adeta gram gram, santim santim alınıp satılıyor. Bütün bunların neticesinde, hasta bir toplum meydana geliyor. Dolayısıyla bir insanlık suçu işleniyor ve insan şerefi ve onuru yok ediliyor. Bu tür ahlaksızlıklar, içerisinde bulunduğumuz çağda, toplumun bünyesini adeta kanser gibi sarmakta, insanî değerlerimizi kirletmekte.

Demokrasilerde, fuhuş, pornografi, cinsel sapıklık, kumar ve uyuşturucu bireysel bir tercih olarak değerlendirilmekte, temel hak ve özgürlüklerin bir parçası olarak görülmekte, sistemin kutsalı olarak kabul edilmekte. Bunun için de, yasal düzenlemelerle her türlü rezillikler ve ahlaksızlıklar koruma altına alınmaktadır.

Demokrasi kültürü, insanlara tek tip özgürlük anlayışı enjekte ediyor. O da ahlakî değerleri reddeden, toplumsal sorumluluğa mesafeli, bir bireycilik kültürüdür. Demokrasinin bu bireycilik kültürü, bu ahlâksızlıkları meşrulaştırılıyor ve normalleştiriliyor. Bu da insanlığın, sömürülmesinin, ezilmesinin ve aşağılanmasının yasallaşması demektir.

İslâm Devleti’nde, devletin beş asli görevinden biri nesil emniyetini sağlamaktır.

Demokratik, laik yönetimlerde, nesil emniyetinin ortadan kaldırılması, devlet eli ile teşvik edilmekte ve yaygınlaştırılmaktadır.

İslâmî açıdan gayr-i ahlâkî olarak kabul edilen yerlerin açılması ve devam ettirilmesi, birtakım hukukî düzenlemelerle ve güvenlik güçleriyle emniyet altına alınmaktadır.

Bunların işlevlerinin arttırılmaları için de medya yoluyla sürekli reklamları yapılmaktadır. Elde edilen gelirleri de vergilendirilmek suretiyle kutsanmakta ve demokratik sisteme katkı sağlanmaktadır.

Bütün bunlar, demokrasinin sağladığı temel hak ve hürriyetlerdendir.

 

“Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta hayvanlardan bile daha sapık yoldadırlar…” (Furkan, 25/44)

Âyetten de anlaşıldığı gibi, demokrasilerdeki şahsi özgürlük hakları, insanları, hayvandan da daha aşağılık bir hale getirmektedir.

 

Batının, demokrat liderleri, yöneticileri ve elitleri de bu hayvanlıkları ile övünmektedirler.

İnsanî erdem ve onurunu yok sayan, her şeyi metalaştıran, ahlâksızlığı bir yaşam tarzı haline getiren tek bir zihniyetin, demokrasi denilen tek bir kültürün dışa yansımaları.

Kısaca, batının demokratik, laik ve kapitalist yapısı küreselleşme olgusuyla, dünyaya şizofrenik bir toplum hediye ediyor.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
607 gün önce
610 gün önce
1056 gün önce
1096 gün önce
1153 gün önce
1222 gün önce
1298 gün önce
1447 gün önce
1534 gün önce
1575 gün önce
1664 gün önce
1752 gün önce
1798 gün önce
2021 gün önce
2119 gün önce
2511 gün önce
2625 gün önce
2868 gün önce
2932 gün önce
2960 gün önce
2980 gün önce
2994 gün önce
3022 gün önce
3036 gün önce
3078 gün önce
3086 gün önce
3127 gün önce
3155 gün önce
3169 gün önce
3218 gün önce
3534 gün önce
3576 gün önce
3583 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=