Lütfen bekleyin..


Mehmet Ziya Gümüş

Hapishane Notlarım!

21 Nisan 2021, 12:26 - Okunma: 993

Eşyalarımı karıştırırken hapishane notlarıma denk geldim. Düştüğüm notlara bir göz atmak istedim.

Bugünün hızlı dünyasında tefekküre yer kalmamış. Bir insanın düşünmeye ihtiyacı varsa geleceği en iyi yer hapishanedir” şeklinde bir nota rastladım. Dışarıdayım, elhamdülillah… Hapishane dünyanın cehennemidir. Allah kimseyi düşürmesin. Bu notuma dışarıdan bakarak bir ekleme yapmak istiyorum; Düşünmek, bir ihtiyaçtır. Düşünceyle, tefekkürle insan birçok şeyin farkına ve künhüne varabiliyor. Eğer düşünmeye ihtiyacınız varsa –ki vardır- şu aklımızı bizden alıp, kendisine koyan ve bizi akılsız bırakan akıllı telefonlardan biraz uzaklaşmayı öğrenmek gerekiyor ki düşünmeye fırsat bulalım.

“Gerçeğin ne olduğu hakkında bilinçaltınızdaki peşin hükümler, temelde ve başlangıçta yanlışsa, dünyanın bütün bilgisayarlarını alsanız, bir işe yaramaz. Bu makinaların yapacağı tek şey pahalı bir şekilde ahmak olmanızı sağlamaktır”. Böyle bir notu nasıl, ne zaman, hangi şartta, nerede düşmüşüm aklıma hiçbir şey gelmedi. Madem yazımıza düşünmeyle başladık. Bu nota düşünce projektörümüzü tutalım, bakalım neler düşüneceğiz…

“Yazarak düşünmenin veya yazmanın bir düşünme egzersizi olduğuna dair” bir notum daha var. Toplum içerisinde okuyan kaç kişi kaldı ki yazanlar olsun? Millet düşünce arabalarını boşa atmış, motorla bağlantıyı kesmiş, yol alıyor. Oysaki yola ve arabaya hâkim olabilmenin en önemli şartlardan biri de düşünebilmektir. Aksi halde kazalar mukadderdir. Oluyor nitekim…

Ve bir not daha: “İletişim insanı insana ulaştırır. İnsanla iletişim kuramayan insan, yaşanması gereken hayatı yakalayamaz, hayatın ve toplumun dışına düşer. İnsanın başkasıyla kurduğu iletişim, sözle, beden diliyle, gönül diliyle kurduğu ilişkilerdir. İletişim kuramayan insan, yalnız başına kalır. Kendisini yalnızlık hapishanesine sokar. İletişim kuran insan ise, kendisini çoğaltır, kasasını ve kalbini zenginleştirir”… Dışarıdan bakıldığında şu çok açık bir şekilde görülüyor ki, bütün iletişim kanallarımız ve damarlarımız anjiyo gerektirecek kadar kapalı, tıkalı… Yakınımız, Konu komşu ve akrabalarımızla iletişimimiz neredeyse kalmamış. Geçenlerde “Niyet ettim Allah rızası için sıla-i rahm yapmaya” diyerek bir akrabamı ziyarete gittim, uzun zamandı bana uğramayan garip duygular ve düşünceler yaşadığımı hissettim.

Başka ne tür notlar düşmüşüm diye göz atmaya devam ediyorum. Ve bir not daha: “Ruhunu geniş tutmasını erken öğrenmiş kişi, sonraları dünyayı içine sığdırabilir”… Bugünün dünyasında iyice agresifleşen ve daralan insana sanırım bir diş sarımsak bile çok gelir.

Doğrusu notlarımı sevdim. Son bir not;  “Dünyada her şeyin bir tartısı vardır. Sevginin tartısı da fedakârlıktır. Fedakârlık yapmayanın sevgisine inanılmaz”. Toplumun içine girince insan yavaş yavaş dünyanın ayarının nasıl ve neden bozulduğunu anlayabiliyor. Demek ki, dünyanın dengesini sağlayan fiziki etkenlerden birisi dağlar olsa da, toplumsal dengeyi sağlayan fedakârlık gibi etkenler de varmış. Dağlar olmazsa dünya, fedakârlık yoksa bencillik ön plandaysa toplum sallanırdı…

Sallanıyor nitekim…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
266 gün önce
287 gün önce
456 gün önce
526 gün önce
561 gün önce
596 gün önce
617 gün önce
750 gün önce
757 gün önce
820 gün önce
827 gün önce
869 gün önce
912 gün önce
916 gün önce
1013 gün önce
1047 gün önce
1090 gün önce
1190 gün önce
1203 gün önce
1209 gün önce
1250 gün önce
1279 gün önce
1322 gün önce
1329 gün önce
1391 gün önce
1490 gün önce
1518 gün önce
1538 gün önce
1553 gün önce
1567 gün önce
1601 gün önce
1622 gün önce
1693 gün önce
1698 gün önce
1708 gün önce
1728 gün önce
1737 gün önce
1744 gün önce
1756 gün önce
1805 gün önce
1819 gün önce
1826 gün önce
1840 gün önce
1875 gün önce
1882 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=