Lütfen bekleyin..


Mehmet Ziya Gümüş

HAYAT PAHALILIĞI VE AK PARTİ

08 Eylül 2021, 23:22 - Okunma: 431

Hayat pahalılığı tamlaması son zamanlarda iyice görünür oldu. Uzun zamandır bulunduğu ininden kafasını çıkarır oldu. Orta direk ve kısa direk ile yüzleşip yakasına yapışır oldu…

  Milletin huylandığı ortak noktası nedir, diye bir soru sorulsa, sanırım bunun cevabı cebidir olacaktır. Milletin bir karakteri de şudur ki; milli gelire falan bakmaz, kendi giderine bakar. Gideri gönlünce değilse bu sefer de götürüsü olur. Son söz milletin ise, huylanmış bu millet seçimde organize olurlarsa son sözü şoke edebilir. Çünkü bu sefer olayın merkez üssü ceptir.

Markete gidip meyve reyonunda gözü şeftalinin 13 liralık etiketine eski parayla 13 milyon,  eriğin 14 lira etiketine eski parayla 14 milyon, doğrusu eski para ile yeni para arasında da pek fark kalmadı. 14 milyon nasıl can yakıyor idiyse 14 lira da can yakmaya başladı. Cep yakması da cabası. Meyveler ülkesinde meyveler taneyle alınmaya başlanmışsa, alım gücü düşmüşse işler sapa sarmıştır. Bir şeyler ters dönüyor demektir. Bobinde arıza vardır ve bu, her an gerilim yükselebilir anlamındadır.

Millet bazı meyveleri taneyle almaya başlamışsa bu AK Parti hükümetini düşündürmelidir. O fiyatlara bakan herkes benim gibi İHA’ları, SİHA’ları, TİHA’ları görmez, düşünmez. Normalde ağustos-eylül ayları fakirlik ve ucuzluk ayları olarak bilinir. Görünen o ki bütün bildiklerimizi unutmamız gerekecek. Bunun tefsiri de şu: kış çok çetin geçecek. Son yirmi yılın en çetin kışı…

Bir ihtimal hükümetin haberi olmayabilir diye duyarlı vatandaş refleksiyle hükümete söylemek istiyorum; marketlerden alış-veriş yapanlar kasiyerden 300-400-600 lira sözünü işitenler bir yanlışlık olmalı diyerek kendilerine uzatılan fişe bakıp ne aldım ki diye içinden geçirdikleri, fişi birkaç kez okudukları, yeni bir hesaplamaya gittikleri ve kasiyerin “Temaslı mı, temassız mı” sözünü iyi işitmedikleri ve kasiyerin sorusunu ikinci kez tekrarladığı korona vakalarının perdelemediği yeni vakalarımız arasındadır.

Hayatın içinden, dün duyduğum bir hadiseyi de yazayım; “Bir tanıdığın marketine gittim. Bir kutu yoğurt ve bir koli yumurta aldım. Kasaya gittim. Kasiyerin ’65 lira’ sözüyle irkildim. Poşete de koymuştum. Vallahi ayıp olmasaydı, tanıdık olmasaydı geri verecektim”

Duyguları ağır yaralanmıştı müşterinin…

Kira fiyatları ve kabarık faturalar konusunu gündem edip başka duyguları yaralamak istemiyorum. Bu gerçeklerle yüzleşmek gerek.

Bu gidişle sonunda tuvalet işletmecileri de AK Parti döneminde işlerimizi iyi gitmiyor, millet artık eskisi gibi tuvaletlere gelmiyor, diye eylem yapabilirler. Alım gücü ile birlikte yeme gücü de düşerse elbette ki krizden onlar da etkilenecekti.

Bu gözler tuvaletten çıkıp tuvalet ücretini çok bulup “Ben küçük abdestimi yaptım” diyerek indirim yapmaya çalışanı da gördü. İtirazı “Fark etmez, fiyat sabittir” şeklinde sonuçsuz kalınca bizimkisi bu fiyat düzenlemesini hukuka-şeriata aykırı buldu. “wallah ev bê şerî’atî ye” (Vallahi bu şeriata aykırıdır).

Pek haksız da sayılmazdı. Her şeyde küçük-büyük farkı var idiyse –ki vardır- bunda da olmalıydı. Adam akıl etmedi yoksa bunu Danıştay’a götürürdü. Aman Allah’ım muhalefet üzerine nasıl da atlardı.

Sözün tamamı kime söylenirdi? Çünkü daha yazacaklarımız vardı.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
63 gün önce
112 gün önce
175 gün önce
273 gün önce
301 gün önce
321 gün önce
336 gün önce
350 gün önce
385 gün önce
405 gün önce
476 gün önce
481 gün önce
491 gün önce
511 gün önce
521 gün önce
527 gün önce
532 gün önce
539 gün önce
588 gün önce
602 gün önce
609 gün önce
623 gün önce
658 gün önce
665 gün önce

RSS
© 2022 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=