Lütfen bekleyin..


Mehmet Ziya Gümüş

Asrı Saadetten Asr-ı Şekavete

19 Ocak 2023, 22:53 - Okunma: 625

Altılı Masa adayını araya dursun biz biraz mahallemize ve mahallimize dönelim. Hızlandırılmış bir tarih yolculuğuna çıktım, hüzünlendim. Bu duygularla birkaç satır karalayayım dedim.

Arapça asr; yüzyıl, dönem ve çağ anlamlarına gelmektedir. Saadet de Türkçe’ye geçmiş mutluluk anlamında bir kelimedir. Bu kelimelerden mütevellit Asr-ı Saadet tamlaması mutluluk çağı veya yüzyılı demektir. Bu tabir genelde Peygamberimizin yaşadığı, sahabenin Kur’an kaynağından yakından beslendiği dönem için kullanılır. Şu var ki tarihimizde lokal diyebileceğimiz mutluluk çağları, dönemleri de yaşanmıştır.

Müslümanların zekâtlarını vereceği yer bulamadığı, dağlara taşlara yabani hayvanlar için yiyeceklerin bırakıldığı dönem…

Kurt ile koyunun beraber yaşadığı, herkesin birbirinden emin olduğu dönem…

Çalma çırpmanın, haksızlıkların, zülüm ve adaletsizliklerin olmadığı, “Kızım Fatıma da olsa” seddinin kayırmaların önüne çekildiği dönem…

Kalpler arasında duble yolların yapıldığı, kalplerdeki kinin üzerine asfaltın döküldüğü dönem…

Hangi çağda yaşamak isterdiniz? Sorusunun cevaplarından olan dönem…

Hangisine uysaydık yolumuzu bulacağımız, her birisinin birer navigasyon, birer deniz feneri hükmünde olduğu insanların yaşadığı dönem…

Kısacası Asr-ı Saadet; İslam’ın tüm kurallarıyla hayat bulduğu dönemdir.

Bununla beraber halifeler dönemi ve tabiinler dönemleri için de bu terim kullanılır ancak tarihe projektör tuttuğumuzda sadece Peygamberimizin dönemine ait bir zaman dilimi olduğunu söylemek belki daha doğru olur.  

Müslümanlar olarak yaşadığımız şu dönemi, çağı, yüzyılı her neyse “Asr-ı şekavet” olarak nitelendirmek abartı olmasa gerek. İnsanlık tarihinin envaı çeşit suç ve günahları ve birçok kat fazlasıyla yaşandığı bu döneme “Asr-ı şekavet” yani kötülükler yüzyılı demeyelim de ne diyelim.

Bildiğiniz üzere bir kuraklık dönemi de yaşıyoruz. Sanki Allah yer ve göğe; “Ey yer, suyunu çek ve ey gök sen de tut!" diyerek emretmiş.” (Hud.44)

Balkanlardan veya Sibirya üzerinden gelecek yağışlı hava kütlesine ihtiyaç duyulurken ne yazık ki kimsenin gözü tarihimizden esecek Asr-ı Saadet rüzgârının getireceği bulutlarda değil.

Kâinat boşluk kabul etmiyordu saadet gidince şekavet geliyordu. İnsanların kahir ekseriyetinin asr-ı şekaveti yaşadığını söyleyebiliriz. Asr-ı Saadetin kurucusu önderimizi peygamberimizi unuttuğumuz ve deniz fenerine giden rotayı şaşırdığımız için başımızın belalar sarmalından kurtulmadığını da buraya not düşmek gerek. Eğer hakkıyla dinimizi bilip ona göre yaşasaydık Asr-ı Saadet gibi bir çağ yaşayabilirdik.

Asr-ı Saadet zifiri küfrün olduğu bir dönmeden sonra gelmişti. Kıştan sonra bahar, geceden sonra gündüz, zorluktan sonra kolaylık, asr-ı şekavetten sonra Asr-ı Saadet geliyordu.

Unutmamak gerekir ki Asr-ı Saadetin startı “Oku” emriyle verilmişti. "Ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılâbı içinde, en gür sada İslâm’ın sadası olacaktır!" cümlesini yastık yapıp başımızı koysak mı? Yoksa hareket berekettir, deyip hareketlenelim mi?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
202 gün önce
223 gün önce
392 gün önce
462 gün önce
497 gün önce
532 gün önce
553 gün önce
686 gün önce
693 gün önce
756 gün önce
763 gün önce
805 gün önce
847 gün önce
852 gün önce
949 gün önce
983 gün önce
1026 gün önce
1125 gün önce
1139 gün önce
1145 gün önce
1186 gün önce
1215 gün önce
1257 gün önce
1264 gün önce
1327 gün önce
1426 gün önce
1453 gün önce
1474 gün önce
1489 gün önce
1503 gün önce
1537 gün önce
1558 gün önce
1629 gün önce
1634 gün önce
1643 gün önce
1663 gün önce
1673 gün önce
1679 gün önce
1684 gün önce
1691 gün önce
1741 gün önce
1755 gün önce
1761 gün önce
1775 gün önce
1811 gün önce
1818 gün önce

RSS
© 2025 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=