Lütfen bekleyin..


Mehmet Ziya Gümüş

Asrı Saadetten Asr-ı Şekavete

19 Ocak 2023, 22:53 - Okunma: 641

Altılı Masa adayını araya dursun biz biraz mahallemize ve mahallimize dönelim. Hızlandırılmış bir tarih yolculuğuna çıktım, hüzünlendim. Bu duygularla birkaç satır karalayayım dedim.

Arapça asr; yüzyıl, dönem ve çağ anlamlarına gelmektedir. Saadet de Türkçe’ye geçmiş mutluluk anlamında bir kelimedir. Bu kelimelerden mütevellit Asr-ı Saadet tamlaması mutluluk çağı veya yüzyılı demektir. Bu tabir genelde Peygamberimizin yaşadığı, sahabenin Kur’an kaynağından yakından beslendiği dönem için kullanılır. Şu var ki tarihimizde lokal diyebileceğimiz mutluluk çağları, dönemleri de yaşanmıştır.

Müslümanların zekâtlarını vereceği yer bulamadığı, dağlara taşlara yabani hayvanlar için yiyeceklerin bırakıldığı dönem…

Kurt ile koyunun beraber yaşadığı, herkesin birbirinden emin olduğu dönem…

Çalma çırpmanın, haksızlıkların, zülüm ve adaletsizliklerin olmadığı, “Kızım Fatıma da olsa” seddinin kayırmaların önüne çekildiği dönem…

Kalpler arasında duble yolların yapıldığı, kalplerdeki kinin üzerine asfaltın döküldüğü dönem…

Hangi çağda yaşamak isterdiniz? Sorusunun cevaplarından olan dönem…

Hangisine uysaydık yolumuzu bulacağımız, her birisinin birer navigasyon, birer deniz feneri hükmünde olduğu insanların yaşadığı dönem…

Kısacası Asr-ı Saadet; İslam’ın tüm kurallarıyla hayat bulduğu dönemdir.

Bununla beraber halifeler dönemi ve tabiinler dönemleri için de bu terim kullanılır ancak tarihe projektör tuttuğumuzda sadece Peygamberimizin dönemine ait bir zaman dilimi olduğunu söylemek belki daha doğru olur.  

Müslümanlar olarak yaşadığımız şu dönemi, çağı, yüzyılı her neyse “Asr-ı şekavet” olarak nitelendirmek abartı olmasa gerek. İnsanlık tarihinin envaı çeşit suç ve günahları ve birçok kat fazlasıyla yaşandığı bu döneme “Asr-ı şekavet” yani kötülükler yüzyılı demeyelim de ne diyelim.

Bildiğiniz üzere bir kuraklık dönemi de yaşıyoruz. Sanki Allah yer ve göğe; “Ey yer, suyunu çek ve ey gök sen de tut!" diyerek emretmiş.” (Hud.44)

Balkanlardan veya Sibirya üzerinden gelecek yağışlı hava kütlesine ihtiyaç duyulurken ne yazık ki kimsenin gözü tarihimizden esecek Asr-ı Saadet rüzgârının getireceği bulutlarda değil.

Kâinat boşluk kabul etmiyordu saadet gidince şekavet geliyordu. İnsanların kahir ekseriyetinin asr-ı şekaveti yaşadığını söyleyebiliriz. Asr-ı Saadetin kurucusu önderimizi peygamberimizi unuttuğumuz ve deniz fenerine giden rotayı şaşırdığımız için başımızın belalar sarmalından kurtulmadığını da buraya not düşmek gerek. Eğer hakkıyla dinimizi bilip ona göre yaşasaydık Asr-ı Saadet gibi bir çağ yaşayabilirdik.

Asr-ı Saadet zifiri küfrün olduğu bir dönmeden sonra gelmişti. Kıştan sonra bahar, geceden sonra gündüz, zorluktan sonra kolaylık, asr-ı şekavetten sonra Asr-ı Saadet geliyordu.

Unutmamak gerekir ki Asr-ı Saadetin startı “Oku” emriyle verilmişti. "Ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılâbı içinde, en gür sada İslâm’ın sadası olacaktır!" cümlesini yastık yapıp başımızı koysak mı? Yoksa hareket berekettir, deyip hareketlenelim mi?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
240 gün önce
261 gün önce
430 gün önce
499 gün önce
535 gün önce
569 gün önce
591 gün önce
724 gün önce
731 gün önce
794 gün önce
800 gün önce
843 gün önce
885 gün önce
890 gün önce
986 gün önce
1020 gün önce
1064 gün önce
1163 gün önce
1176 gün önce
1182 gün önce
1224 gün önce
1253 gün önce
1295 gün önce
1302 gün önce
1364 gün önce
1463 gün önce
1491 gün önce
1511 gün önce
1526 gün önce
1540 gün önce
1575 gün önce
1595 gün önce
1666 gün önce
1671 gün önce
1681 gün önce
1701 gün önce
1711 gün önce
1717 gün önce
1722 gün önce
1729 gün önce
1778 gün önce
1792 gün önce
1799 gün önce
1813 gün önce
1848 gün önce
1855 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=