Lütfen bekleyin..


Mehmet Ziya Gümüş

Hapishane Notlarım!

21 Nisan 2021, 12:26 - Okunma: 976

Eşyalarımı karıştırırken hapishane notlarıma denk geldim. Düştüğüm notlara bir göz atmak istedim.

Bugünün hızlı dünyasında tefekküre yer kalmamış. Bir insanın düşünmeye ihtiyacı varsa geleceği en iyi yer hapishanedir” şeklinde bir nota rastladım. Dışarıdayım, elhamdülillah… Hapishane dünyanın cehennemidir. Allah kimseyi düşürmesin. Bu notuma dışarıdan bakarak bir ekleme yapmak istiyorum; Düşünmek, bir ihtiyaçtır. Düşünceyle, tefekkürle insan birçok şeyin farkına ve künhüne varabiliyor. Eğer düşünmeye ihtiyacınız varsa –ki vardır- şu aklımızı bizden alıp, kendisine koyan ve bizi akılsız bırakan akıllı telefonlardan biraz uzaklaşmayı öğrenmek gerekiyor ki düşünmeye fırsat bulalım.

“Gerçeğin ne olduğu hakkında bilinçaltınızdaki peşin hükümler, temelde ve başlangıçta yanlışsa, dünyanın bütün bilgisayarlarını alsanız, bir işe yaramaz. Bu makinaların yapacağı tek şey pahalı bir şekilde ahmak olmanızı sağlamaktır”. Böyle bir notu nasıl, ne zaman, hangi şartta, nerede düşmüşüm aklıma hiçbir şey gelmedi. Madem yazımıza düşünmeyle başladık. Bu nota düşünce projektörümüzü tutalım, bakalım neler düşüneceğiz…

“Yazarak düşünmenin veya yazmanın bir düşünme egzersizi olduğuna dair” bir notum daha var. Toplum içerisinde okuyan kaç kişi kaldı ki yazanlar olsun? Millet düşünce arabalarını boşa atmış, motorla bağlantıyı kesmiş, yol alıyor. Oysaki yola ve arabaya hâkim olabilmenin en önemli şartlardan biri de düşünebilmektir. Aksi halde kazalar mukadderdir. Oluyor nitekim…

Ve bir not daha: “İletişim insanı insana ulaştırır. İnsanla iletişim kuramayan insan, yaşanması gereken hayatı yakalayamaz, hayatın ve toplumun dışına düşer. İnsanın başkasıyla kurduğu iletişim, sözle, beden diliyle, gönül diliyle kurduğu ilişkilerdir. İletişim kuramayan insan, yalnız başına kalır. Kendisini yalnızlık hapishanesine sokar. İletişim kuran insan ise, kendisini çoğaltır, kasasını ve kalbini zenginleştirir”… Dışarıdan bakıldığında şu çok açık bir şekilde görülüyor ki, bütün iletişim kanallarımız ve damarlarımız anjiyo gerektirecek kadar kapalı, tıkalı… Yakınımız, Konu komşu ve akrabalarımızla iletişimimiz neredeyse kalmamış. Geçenlerde “Niyet ettim Allah rızası için sıla-i rahm yapmaya” diyerek bir akrabamı ziyarete gittim, uzun zamandı bana uğramayan garip duygular ve düşünceler yaşadığımı hissettim.

Başka ne tür notlar düşmüşüm diye göz atmaya devam ediyorum. Ve bir not daha: “Ruhunu geniş tutmasını erken öğrenmiş kişi, sonraları dünyayı içine sığdırabilir”… Bugünün dünyasında iyice agresifleşen ve daralan insana sanırım bir diş sarımsak bile çok gelir.

Doğrusu notlarımı sevdim. Son bir not;  “Dünyada her şeyin bir tartısı vardır. Sevginin tartısı da fedakârlıktır. Fedakârlık yapmayanın sevgisine inanılmaz”. Toplumun içine girince insan yavaş yavaş dünyanın ayarının nasıl ve neden bozulduğunu anlayabiliyor. Demek ki, dünyanın dengesini sağlayan fiziki etkenlerden birisi dağlar olsa da, toplumsal dengeyi sağlayan fedakârlık gibi etkenler de varmış. Dağlar olmazsa dünya, fedakârlık yoksa bencillik ön plandaysa toplum sallanırdı…

Sallanıyor nitekim…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
244 gün önce
265 gün önce
434 gün önce
504 gün önce
539 gün önce
574 gün önce
595 gün önce
728 gün önce
735 gün önce
798 gün önce
805 gün önce
847 gün önce
890 gün önce
894 gün önce
991 gün önce
1025 gün önce
1068 gün önce
1167 gün önce
1181 gün önce
1187 gün önce
1228 gün önce
1257 gün önce
1300 gün önce
1307 gün önce
1369 gün önce
1468 gün önce
1496 gün önce
1516 gün önce
1531 gün önce
1545 gün önce
1579 gün önce
1600 gün önce
1671 gün önce
1676 gün önce
1686 gün önce
1706 gün önce
1715 gün önce
1722 gün önce
1734 gün önce
1783 gün önce
1797 gün önce
1803 gün önce
1818 gün önce
1853 gün önce
1860 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=