Lütfen bekleyin..


Mehmet Ziya Gümüş

YALAN VE POLİTİKA ARASINDAKİ KOVALENT BAĞ

02 Aralık 2020, 10:39 - Okunma: 1599

Gündem o kadar çok hızlı değişiyor ki, bazı konuları değerlendirmeye, yazmaya fırsat bulamıyoruz. Yazacağımız konu henüz tam olarak soğumuş sayılmaz. Aslında yalan-politika ilişkisi güncelliğini kaybetmeyen bir konu… Her zaman yazılabilir.

 Öyleyse konuya geçebiliriz…

Küçükken politikanın ne olduğunu çevreme sorduğumda politikacıların oran olarak diğer vatandaşlardan biraz daha fazla yalan söylediklerinden, şöyle diyelim; daha az doğruyu söylediklerinden olacaktı ki, “Politika yalan söyleme sanatıdır” cevabını almıştım. Ama önce babamdan kalma bir halk hikâyemize bakalım…

Viroker Derewin adında bir yalancı varmış. Herkes onun yalan söylediğini bildiği halde sohbetlerine büyük ilgi gösteriyormuş. Her yalanı, ehli sohbeti coşturuyor, neşelerine neşe katıyormuş. Konuşmaya başladı mı herkes susup onu dinliyormuş. Yalanlarını süslemede benzeri yokmuş çünkü…

Bir de onu kıskanan kardeşi varmış. “Doğruları söylediğim halde neden bana ilgi göstermiyorlar” diyerek üzülüyormuş. Bir gün kendi kendine “Bundan sonra ben de yalan konuşacağım. O zaman bana da ilgi gösterilir” diyerek bir karar almış. Karar aldığı günün akşamında muhtarın evinde toplantı varmış. “Bu fırsatı değerlendirmeliyim” diyerek herkesten önce toplantı mekânında yerini almış. Herkes gelince de yalanlarının açılışını yapmış; “Bugün bir köpek yavrusunun gökyüzünde havladığını gördüm” demiş.  Odada bir uğultu, bir uğultu…

“Bak sen şu yalana! Vallahi bu yalandır”

“Olacak şey mi? Köpeğin gökyüzünde ne işi var?”

… 

Kardeşi gibi kendisine de ilgi gösterilmesini beklerken tepkiler almış. Çok zor duruma düşmüş. Derewîn hemen imdadına koşmuş; “Bunda şaşılacak ne var? Bir kartal, köpek yavrusunu kapıp gökyüzüne çıkardıktan sonra onu bırakmış o da havlamış olamaz mı? Olabilir, diyerek kardeşini zor durumdan kurtarmış, yırtığını yamalamış. Sonra da kardeşinin kulağına fısıldamış; “Bilmediğin sularda yüzme! Her yırtığın dikiş tutmadığını da unutma!”…

Çakıcı-Kazık-Kılıçdaroğlu-Metiner meselesini biliyorsunuz.

 Çakıcı, Kılıçdaroğlu için şöyle demişti:

“Ul.. dürzü… Akıllı ol! Köpeklik yaptığın vatan hainleri ile Bahçeli’yi bir potaya koyarsan,  hayatının en büyük hatasını yaparsın. Seni bakla kazığıyla tanıştırırım. Bak Kılıçdaroğlu, sana akıllı ol diyorum. Bana bak dürzü! Saray diye ifade ettiğin Külliye devletimizin en üst makamıdır. Millet adına devletin yanında olmak, Sayın Bahçeli için bir yaşam tarzıdır.”

Tam da burada Metiner topa girdi… Topu kapıp sektirdi. Bakın nasıl!

 "Hangi anlamda kazığa oturturum diyor, o bir tehdit midir? Belki kendisine sorarsanız akıllı olmanın beraberinde getirdiği bir şey olabilir. İlla bunu bir tehdit olarak algılamamak lazım. İfade hoş olmayabilir, yanlış olabilir ama bunu bir tehdit biçiminde yorumlamanın da zoraki bir yorumlama olduğu kanaatini taşıyorum. KAZIĞA OTURTURUM LAFINI BELKİ... Hangi anlamda kullanıyor bakmak lazım, bunu bir tehdit olarak algılamamak lazım."

İnsan politikadan soğuyor be!

        Demek ki politika, sadece yalan söyleme sanatı değil, iyi yamalama sanatıdır da… Şu da var ki; dikiş tutmaz yırtıklara yama atmaya çalışanlar politikada da dikiş tutturamazlar…

Bu yamalama çabası ışığında politikaya, “Politika, haksızlığın üzerini örtme çabasıdır” “Politika, işleri berevajî (tersyüz) etme sanatıdır” da diyebiliriz. İşte bu yüzden politika, “eûzu”luktur.

        “DÜRÜST SİYASET, GERÇEK ADALET”i görmeyecek mi bu gözler?

Metiner’in yorumunu Viroker Derewîn’e anlatmışlar, şöyle demiş: “Doğru demiş. Endonezya’nın bir dağ köyünde kuş tüyünden yapılan koltuğa kazık diyorlarmış. Bakla ile süslerlerse ismi bakla kazığı oluyormuş” …

  Böylece mesele vuzuha kavuşmuş…  Öyleyse Metiner’in metin yorumuna hak vermemek elde değil…

Demek ki, yetkililer bu yüzden alarm ziline basmamış…

Diye yazımı bitirecekken Türkiye Gazetesi’nden Fuat Uğur, “Kılıçdaroğlu’na suikast yapılabilir” diye topa girmesin mi? Tribünden iniyorum. İşler sapa sardı…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
246 gün önce
267 gün önce
436 gün önce
506 gün önce
541 gün önce
576 gün önce
597 gün önce
730 gün önce
737 gün önce
800 gün önce
807 gün önce
849 gün önce
891 gün önce
896 gün önce
993 gün önce
1027 gün önce
1070 gün önce
1169 gün önce
1183 gün önce
1189 gün önce
1230 gün önce
1259 gün önce
1301 gün önce
1308 gün önce
1371 gün önce
1470 gün önce
1497 gün önce
1518 gün önce
1533 gün önce
1547 gün önce
1581 gün önce
1602 gün önce
1673 gün önce
1678 gün önce
1687 gün önce
1707 gün önce
1717 gün önce
1723 gün önce
1728 gün önce
1735 gün önce
1785 gün önce
1799 gün önce
1805 gün önce
1819 gün önce
1855 gün önce
1862 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=