Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Sanaldan gerçek hayata dönmeliyiz!

22 Eylül 2022, 01:38 - Okunma: 733

Günümüzde teknolojinin gelişmesi; dijital ve mobil iletişimin yaygınlaşmasıyla yeni bir “bağımlılık” türü ortaya çıktı. “Sanal bağımlılık” veya “Teknoloji bağımlılığı” olarak adlandırılan zamane salgını; toplum, aile ve fertlerin sosyal hayatını sekteye uğratıyor ve toplumda önemli sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Uzmanlar, Teknoloji bağımlılığını: “Bilgisayar, internet, video oyunları ve mobil cihazların aşırı kullanımı sonucunda kişinin, teknolojinin zararlı etkileriyle karşılaştığı bir çeşit dürtü kontrol bozukluğudur.” Şeklinde tarif ediyorlar. 

Gerek geleneksel medya araçları, gerekse dijital medya ve mobil iletişim araçları kullanılarak bilinçli ve planlı bir şekilde toplum ve özellikle de gençlik yönlendiriliyor. TV’lerde yayınlanan dizi ve programlar marifetiyle olsun, yeni medya araçlarıyla olsun sürekli olarak sanal tipler, karakterler ve olaylar gençlerimize ve toplumumuza sanal olarak örnek ve “rol model” olarak sunuluyor. Sanal hayatın ve sanal tiplerin gerçek hayatta da aynı olduğunu zanneden gençlerimiz, ancak acı bir tecrübeyle bu hakikati görebiliyorlar.

Bu anlamda bir dönem çok izlenen TV dizileri ve karakterleri örnek alan gençler, yanlış yollara girip yanlış işler yapabiliyorlar. Öyle ya, seyrettikleri mafya ve “derin devlet” maceralarını anlatan dizilerde; adam vuruyorlar, kaçırıyorlar, asıyorlar, kesiyorlar ve onlara hiçbir şey olmuyor. Ne devlet var ne polis ne asker ne karakol ne savcı ne hâkim ne mahkeme ne de cezaevi var.

“Kurtlar Vadisi kültürü” olarak sembolize edilen bu kültürle yetişen gençler de gerçek hayatın da böyle olduğunu zannediyorlar. En ufak bir tartışmada silaha sarılıyorlar ve iki taraf için de sonu hüsran olarak bitiyor. Bu kültürün etkisinde kalan gençler, aileleriyle yaşanan en ufak tartışmada intihara yönelebiliyorlar.

Bu vahim durumdan toplum olarak kurtulmamız elzemdir. Bunun için bizler de gençlerimiz de sanal âlemden kurtulup gerçek hayata dönmeliyiz.

Bakınız bu konuyla ilgili olarak Dr. İbrahim İpek, Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi’nde şöyle yazmış:

“Dizinin toplumda üzerindeki etkisi yarattığı fenomen karaktere gösterilen saygı ve sahiplenme izleyicilerde rol modele bürünebilmektedir. Gayrimenkul firmalarına, trafikteki araçların arkasında, kentlerdeki billboardlara kadar toplumda herkesin her zaman görebileceği yerlerde dizinin kahramanlarına ya da söylemlerine rastlamak mümkündür. Toplumdaki kabul ve içselleştirmenin bir göstergesi niteliğindeki bu durum dizideki şiddeti meşrulaştırırcasına her yaş grubunun ulaşabileceği noktada durmaktadır. Diziden etkilendiğini iddia ederek şiddete ve suça yönelen bireylerin gazete ve internet haberlerine bakıldığında dizinin toplumda olumsuz etki yarattığı görülmektedir. Toplumdaki şiddet ve suç eğilimlerini azaltma konusunda yapılacak çalışmalarda ailelere görev düştüğü kadar devlet yetkililerinin de şiddet içerikli bu yayınların durdurulması konusunda çalışma yapması gereklidir.”

Aynı şekilde 1990’lı yıllarda TV’lerde bir “Televole kültürü” bilinçli olarak yaygınlaştırılıp topluma hayali bir hayat gerçekmiş gibi sunulup toplum ve gençlerimiz bunalıma sürükleniyordu. Fakirlik ve ekonomik zorluklardan beli bükülen halkın durumunun sosyal bir patlamaya yol açacağı endişesiyle Kasım 2000’de dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, bazı gazetelerin Ankara temsilcilerini toplamıştı. “Televole adamı komünist yapar” sözüyle Türkiye'de çok geniş bir kesiminde rahatsızlık yaratan bu yayınların, büyük sorunlara yol açmak üzere olduğu ve doğuracağı sosyal tepkiler ve tehlikesi konusunda uyarıda bulunmuştu.

Sanal bağımlılık uyarısı ile ilgili olarak Rehber TV’de yayınlanan “Memleket Gezgini” programında, Malatya’da tarihi ve turistik bir mekândaki “İşletmemizde WİFİ yoktur, onun yerine karşınızdaki kişi ile konuşun” şeklindeki uyarı yazısını hatırlamakta fayda var. 

Evet, bizler de sanala “…ile bağlan hayata” takılmak yerine gerçek hayata, aile ve gerçek dostlarımıza bağlanmalıyız. Dünya ve ahiret saadeti için kendimizi, ailemizi ve toplumuzu bu tehlikeden ve kötü akıbetten koruyalım.

Selam ve dua ile…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
130 gün önce
158 gün önce
200 gün önce
298 gün önce
354 gün önce
417 gün önce
424 gün önce
634 gün önce
676 gün önce
739 gün önce
1145 gün önce
1278 gün önce
1293 gün önce
1349 gün önce
1404 gün önce
1425 gün önce
1440 gün önce
1459 gün önce
1501 gün önce
1516 gün önce
1536 gün önce
1544 gün önce
1574 gün önce
1579 gün önce
1647 gün önce
1796 gün önce
1929 gün önce
2101 gün önce
2125 gün önce
2154 gün önce
2338 gün önce
2468 gün önce
2489 gün önce
2614 gün önce
2681 gün önce
2707 gün önce
2737 gün önce
2880 gün önce
2916 gün önce
3022 gün önce
3044 gün önce
3275 gün önce
3344 gün önce
3465 gün önce
3623 gün önce
3626 gün önce
3682 gün önce
3700 gün önce
3703 gün önce
3724 gün önce
3758 gün önce
3813 gün önce
3822 gün önce
3895 gün önce
4014 gün önce
3989 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=