Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Ne salgın ne de haram dinliyorlar!

31 Aralık 2020, 18:17 - Okunma: 1348

Çin’in Vuhan kentinde Aralık 2019 da ortaya çıkan koronavirüs salgını, o tarihten beri dünyanın düzenini alt üst etti ve hayatı çekilmez hale getirdi.  10 Mart 2020’den beri ülkemizde görülmeye başlandı ve o tarihten beri aylardır bu hastalığın türlü sıkıntılarına maruz kalıyoruz. Nice canlarımızı toprağa verdik. Getirilen kısıtlama tedbirleri ile aylarca evlerimizden çıkamadık ve bu süreçte birçok iş sektörü çöktü ve kepenk kapatmalar yaşandı. Aylarca camilerimiz kapalı kaldı ve Cuma ve bayram hutbesine bile gidemedik. Şimdi aşı çalışmalarına başlanacağı belirtiliyor ve kısıtlamalara da aynen devam ediliyor.

Bütün bu sıkıntıları çekmemize rağmen ehli keyfin keyfinden bir şey eksilmiyor. Ne kısıtlama dinliyorlar ne de helal-haram dinliyorlar. Aylardır bu kadar sıkıntı çekmemize rağmen; her gün kumarhaneye çevrilen evler, eğlence mekanı ve kumarhaneye çevrilen sözde dernek binaları, yine yatlarda-katlarda düzenlenen eğlence partileri haberlerini izliyoruz.  

Şimdi de 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması olmasına rağmen evlerde, otellerde ve farklı mekanlarda sözde yılbaşı eğlencesi adı altında çirkefliklerini sergilemek için her türlü yolu deniyorlar. Nedense insanlara haram ve zararlı olan ameller ne kadar da tatlı geliyor? “Cehennem hoşa giden şehvetlerle çevrelenmiştir…” hadisi bu gerçeği ne kadarda güzel ifade ediyor.

İnsanların korona belası nedeniyle ölümle bu kadar yüz yüze olduğu bir dönemde; bir taraftan piyango kumarı, bir taraftan içkili ve zinanın pik yaptığı bir ortamda yılbaşı kutlama konusunda ne kadar da cüretkâr olabiliyorlar. Peki, iman, ibadet ve namaz konusunda neden bu kadar gevşek davranılıyor? Bunları yapmamak için eften püften bahaneler üreten insanlarımız, şeytanın kötü amellerini süslemesi sonucu harama karşı her türlü sıkıntı ve cezayı nasıl da göze alabiliyorlar? Oysa her zamankinden daha fazla ölümü ensemizde bu kadar yakın hissettiğimiz bir zamanda, her an ölecekmişiz gibi hem geçen yılımızın, hem de geçen ömrümüzün muhasebesini yapmamız gerekmez mi?  Kalan ömrümüzü ALLAH’ın razı olacağı bir şekilde geçirmemiz ve hayat düzenimize çekidüzen vermemiz gerekirken bu gafletle nereye varacağız?

Ancak yok! İstediği kadar âlimlerimiz, Diyanet İşleri Başkanlığı, bilim adamları içki, kumar, fuhşun zarar ve günahını anlatsın, kimse üzerinde etkisi olmaz. İlla o haram ve ateş zevkinden mahrum olmayacaklar. Bile bile şeytanın adımlarını takip edecekler. Tıpkı El-Bakara: 175. Ayetin tarif ettiği durum gibi: “İşte onlar, hidayete karşılık dalâleti, bağışlanmaya karşılık azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!”

İçinde bulunduğumuz şartlar altında yüce İslam dinimiz her taraftan saldırı altında iken, ümmet coğrafyası kan ağlarken, hiçbir sorunumuz yokmuş gibi; kafamızda piyango ve yılbaşı eğlencesi planı olmasını kabullenemeyiz. Ölüm kapımıza gelmeden silkinip uyanalım da, şeytanın oyun ve tuzaklarının farkına varalım. Yoksa yarın çok geç olabilir. İmtihan için geldiğimiz dünyada İslam’ı ve ümmetin derdini bırakıp nefis ve şeytanın kölesi olursak; Yarın ALLAH’a hangi yüzle hesap vereceğiz? Wesselam…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
169 gün önce
183 gün önce
239 gün önce
295 gün önce
330 gün önce
350 gün önce
392 gün önce
407 gün önce
687 gün önce
992 gün önce
1016 gün önce
1045 gün önce
1229 gün önce
1358 gün önce
1380 gün önce
1505 gün önce
1571 gün önce
1597 gün önce
1628 gün önce
1771 gün önce
1807 gün önce
1912 gün önce
1935 gün önce
2165 gün önce
2235 gün önce
2356 gün önce
2514 gün önce
2517 gün önce
2573 gün önce
2591 gün önce
2594 gün önce
2615 gün önce
2649 gün önce
2704 gün önce
2713 gün önce
2786 gün önce
2905 gün önce
2880 gün önce

RSS
© 2023 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=