Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Beslenme kaynaklarımıza dikkat ediyor muyuz?

01 Şubat 2016, 10:57 - Okunma: 3484

İnsanoğlu hem madde hem maneviyata ihtiyacı olacak şekilde yaratılmıştır. İnsan maddi ve manevi yönleri, boyutları olan bir varlıktır. Yani insan hem ruh hem bedenden ibarettir. Yeme, içme, yatma, giyinme, barınma, eğitim, ticaret ve kariyer ile maddi ihtiyaçlarımızı ALLAH'ın verdiği rızık ile karşılarız.
Aynı şekilde maddi ihtiyaçlarımız gibi fıtrat olarak manevi ihtiyaçlarımız vardır. Bedeni ihtiyaçlarımızın yanında ruhi olarakta beslenmemiz gerekir. Ruhi olarak insanoğlu din, iman, vicdan ve moral değerler ile beslenir.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi hem beden hem de ruhtan müteşekkil olan insanoğlu nedense bedeni ihtiyaçlarına fazlasıyla değer ve önem atfederken, ruhi ihtiyaçlarını hep öteliyor. Oysa sağlıklı düşündüğümüzde ruh ve ruh sağlığının beden ve beden sağlığından daha önemli ve gerekli olduğunu göreceğiz.
Yeme, içme, giyinme ve diğer bedeni ihtiyaçlarımızı hemen karşılama yoluna gideriz. En ufak bir rahatsızlık ve hastalıkta hemen tedavi yolları ararız. Ruhi ihtiyaç ve rahatsızlıklarda ise hiç oralı olmayız. 
Aynı şekilde çocuklarımızı ve gençleri okuyup doktor, mühendis, avukat vs. olmaları için tembih ederiz de, dinlerini öğrenip yaşamaları konusunu hep geri plana atarız. 
Sonradan da sadece maddi-bedeni ihtiyaçlarını karşılamaya alışan nesiller sonucu şahsi ve toplum sağlığı bozulmuş, sadece kendini ve maddiyatı düşünen evladlardan şikâyet ediyoruz.
Bizler her şeyden önce fıtrata uygun olarak, bizi Yaratanın bizi hem ruh hem beden olarak yarattığını göz ardı etmeden yaşasaydık, maddeyi ihmal etmeden lakin manevi emir ve ihtiyaçlarımıza daha fazla önem verirdik. Maneviyat olmadan insanın makineden hatta hayvandan bir farkı kalmadığını ve robotlaştığını görelim artık. Maneviyata sarılıp ALLAH'ı ve bize gönderdiği dini öğrenmeden, yaşamadan dünyada mutlu bir düzen kurmamız mümkün değildir.
Bir başka konuda bedenimizi beslemek için aldığımız gıdaların temiz, sağlıklı ve helal olmasına dikkat ettiğimiz gibi ruhi gıdalarımıza da dikkat etmemiz gerektiğidir. Bedenimize bozuk gıda aldığımızda nasıl ki vücudumuz hastalanıyorsa, ruhumuzu besleyeceğimiz bozuk gıdalarda maneviyatımızı ve ruhi sağlığımızı bozacaktır. Bunun için bizler evladlar ve neslimizin maddi olarak beslendikleri gıdalara baktığımız ve onlar üzerine titrediğimiz gibi manevi olarak evladlarımızın hangi gıdalarla beslendiklerini veya gıda diye verilen hangi fikirler ve düşünceler ile zehirlendiklerine dikkat etmemiz gerekir.

Maddi ve bedeni hastalıkların tedavisi belki biraz zaman ve para ile çözülür ancak evladlarımızın okudukları zararlı kitaplar, aldıkları düşünceler sonucunda manevi olarak zehirlendikleri zaman onları tedavi etmek mümkün değildir. Bu durumda olup batılın bataklığına düşen evlad ve nesillerimizin hem dünya hem ahiret hayatları hüsrana dönüşecektir. Bu duruma engel olma imkanı varken, engel olmayan biz ebeveynler, okuluna, işine verdiği önemi, akide ve düşünce yapısının oluşması aşamasında lakayt kaldığımız için büyük vebal altında kalacağımızı-kaldığımızı unutmayalım. Göz göre göre evlad ve nesillerimizi maneviyat dünyalarına girmediğimiz ve göz ardı ettiğimiz için ateşe atmış oluyoruz. Bunun manevi sorumluluğunu düşünelim ve gözümüzden bile sakındığımız evladlarımızı aynı şekilde ateşten de korumalıyız.

İslam düşmanları, gençlerimiz ve nesillerimizi İslam’dan uzaklaştırmak ve maneviyatlarını bozmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bunun için her türlü hile ve desiseye başvuruyorlar.  "Müzik ruhun gıdasıdır" ve "güzele bakmak sevaptır" gibi kelime oyunları ve algı operasyonlarıyla nesli bozmak emelinde olduklarının bilincinde olalım.  Müslüman anne-babalar olarak şunu unutmayalım ki; eğer bizler evlad ve nesillerimizi maneviyatı doğru bir şekilde vermezsek, yanlış bir şekilde beslenerek yanlış yollara ve düşüncelere gireceklerinden son pişmanlıkta fayda vermeyecek ve bizler bunun vebalinden kurtulamayacağız.

Unutmayalım ki, ruhun ve kalplerin gıdası müzik, sinema, TV vs. değil ALLAH'a iman, ibadet, takva ve kulluktur. Ve kalplerin ancak ALLAH'ı anmakla mutmain olduğunu unutmayalım…

 “Onlar, iman edenler ve kalpleri Allah’ın zikriyle mutmain olanlardır. Dikkat edin! Kalpler, ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur.” -Ra’d Suresi: 28-

Selam ve dua ile…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
116 gün önce
144 gün önce
186 gün önce
284 gün önce
340 gün önce
403 gün önce
410 gün önce
620 gün önce
662 gün önce
725 gün önce
1131 gün önce
1264 gün önce
1278 gün önce
1334 gün önce
1390 gün önce
1411 gün önce
1425 gün önce
1445 gün önce
1487 gün önce
1502 gün önce
1522 gün önce
1529 gün önce
1560 gün önce
1565 gün önce
1633 gün önce
1781 gün önce
1915 gün önce
2087 gün önce
2111 gün önce
2139 gün önce
2324 gün önce
2453 gün önce
2475 gün önce
2599 gün önce
2666 gün önce
2692 gün önce
2723 gün önce
2865 gün önce
2902 gün önce
3007 gün önce
3030 gün önce
3260 gün önce
3330 gün önce
3451 gün önce
3609 gün önce
3611 gün önce
3668 gün önce
3686 gün önce
3689 gün önce
3710 gün önce
3744 gün önce
3799 gün önce
3808 gün önce
3881 gün önce
3999 gün önce
3974 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=