Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Kültür Emperyalizminin tahribatları!

14 Ocak 2021, 12:34 - Okunma: 1692

İslam dünyası ve 3. Dünya ülkelerini sömürme planını uygulayabilmek için Müslümanları İslam’dan uzaklaştırmak zorunda olduklarını bilen batı emperyalizmi ve dünya siyonizmi bu amaçlarına ulaşmak için her yolu deniyorlar.

Geçmişte sömürgeci ülkeler işgal ve katliamlarla mazlum coğrafyaların yeraltı ve yer üstü kaynaklarına çökerken, sonradan ekonomik ambargolar yoluyla bunu yaptılar. Küreselleşme ile birlikte emperyalizm ve siyonizm yeni bir aşamaya geçerek silah, katliam, işgal ve ekonomik ambargolarla hakimiyetleri altına aldıkları toprakları ve halkları; daha fazla “sert güç” unsurları ile elde tutamayacaklarını gördüklerinden, “yumuşak güç” sonra da “akıllı güç” taktikleriyle tahakküm altına almaya başladılar.

Sömürgeleştirmek istedikleri bölgeleri ekonomik ve kültürel işgal ile kendilerine bağımlı hale getirdiler. Emperyalizmin yeni bir aşaması olan “Kültürel emperyalizm” veya “Kültür emperyalizmi” ile kendi kültürlerini sömürge ülke halklarına sevdirerek, onların düşünce dünyalarına ve zihinlerine sahip oldular. Bununla yerel kültürlerin bir bölümü silinirken, bir kısmı da egemen kültür ve ekonomi tarafından asimile edildi veya değersizleştirildi. Yerel halka kendi kültür, medeniyet ve inançlarını onlara unutturup emperyalistlerin kültür ve inançlarını dayattılar. Böylece farkına bile varmayan nesilleri silah kullanmadan, para harcamadan gönüllü bir halde kendilerine “kurşun asker” yaptılar.

Zamanla kendi inancından, tarihinden, kültür ve medeniyetinden habersiz kalan nesiller ve toplumlar küreselleşmenin baskısı ve teknolojinin gelişmesiyle; Küresel emperyalizmin ve Dünya siyonizminin planları doğrultusunda istenilen kıvama getirildi. Hal böyle olunca kendi inancını, geleneklerini, ülkesini ve milletini savunması gereken genç nesiller ve aydınlar; kültür emperyalizminin ve dünya siyonizminin fikirleri ile zihinleri meşgul olduğundan onların değirmenine su taşır hale geldiler.

Zamanında siyasi ve askeri olarak bağımsızlık mücadelesi veren ve emperyalistlere karşı savaşan ülkelere ve kendimize bakalım da; işgali def ederken, nasıl da emperyalizmin başka türüne mahkum ve teslim olduğumuzu görelim. İşgale son verip topraklarımızdan kovduğumuzu söylüyoruz ve bağımsızlığımızı ilan ettiğimizi iftiharla dile getiriyoruz.  Peki, gerçek böyle mi? Onları kovduk kovmasına lakin onların bütün kanun ve mevzuatları devlet yönetimlerimize hakim oldu. Hayat tarzları kültür emperyalizminin sonucu olarak, toplum hayatımıza hakim oldu ve yüz yıldır bununla iftihar ederek yaşıyoruz. Hani emperyalistlerle savaşmış ve bağımsız olmuştuk? Oysa kanun, mevzuat, kültür ve yaşam tarzımızla onların esiri bir hale geldiğimizi göremiyoruz. Ekonomiden eğitim sistemine, aile yapımızdan devlet güvenliğine kadar her konuda onları taklit ediyoruz. Bakın onların diliyle konuşup, onların kelimeleri ile yazıp, onların kelimelerini kullanıyoruz. Onların paraları ile alışverişimizi yapıyor, onların gözüyle dünyaya bakıyor, hatta dinimizi bile onların bakış ve kültür kodlarına göre tarif etmeye çalışıyoruz. Okullarımız, kurumlarımız onların dili, mevzuatları ile yönetiliyor. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) toplantılarında bile konuşmalar İngilizce yapılıyorsa başka söz hacet var mı? Ekonomimiz, ihracat ve ithalatımız hangi para birimi baz alınarak yapılıyor dersiniz? Nerede kaldı bağımsızlığımız?

Düşünce yapımızdan, devlet ve uluslararası kurumlarımıza kadar onların gösterdiği istikamette yol alıyor, onların iyi dediğine iyi, kötü dediğine kötü diyoruz. Sonra da mücadele ettiğimizi zannediyoruz. Bakınız isimlerimizi bile onların diliyle bozuyoruz. Bakıyorsunuz devlet kurumlarından, medyaya kadar bu tahribat yaşanıyor. Ülkemizi ziyaret eden Arap ülkeleri liderlerine batılıların diliyle hitap ediyoruz. “El Sani, El Suud” yerine; “Al Sani, Al Suud” gibi garabet söylemler ile karşılaşıyoruz. Peygamberimizin ismini bile “Muhammed (S.A.V) değil de, “Mohammed” olarak yazan gafiller var.

ALLAH (CC) emperyalist ve siyonist şeytanların oyunlarına karşı bizlere şuur, basiret, feraset ve mücadele ruhu versin inşallah. Wessselam…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
95 gün önce
123 gün önce
165 gün önce
263 gün önce
319 gün önce
382 gün önce
389 gün önce
599 gün önce
641 gün önce
704 gün önce
1109 gün önce
1243 gün önce
1257 gün önce
1313 gün önce
1369 gün önce
1389 gün önce
1404 gün önce
1423 gün önce
1465 gün önce
1480 gün önce
1500 gün önce
1508 gün önce
1538 gün önce
1544 gün önce
1611 gün önce
1760 gün önce
1893 gün önce
2066 gün önce
2089 gün önce
2118 gün önce
2302 gün önce
2432 gün önce
2453 gün önce
2578 gün önce
2645 gün önce
2671 gün önce
2702 gün önce
2844 gün önce
2881 gün önce
2986 gün önce
3009 gün önce
3239 gün önce
3308 gün önce
3429 gün önce
3587 gün önce
3590 gün önce
3646 gün önce
3664 gün önce
3667 gün önce
3688 gün önce
3722 gün önce
3777 gün önce
3786 gün önce
3859 gün önce
3978 gün önce
3953 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=