Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Ah Roboski ah!

28 Aralık 2015, 10:29 - Okunma: 4041

Şırnak'ın Uludere ilçesi Roboski (Ortasu) Köyü'nde 28 Aralık 2011 tarihinde TSK'ye ait savaş uçakları tarafından çoğunluğu çocuk, 34 sivil insanın katledilmesinin üzerinden tam 4 yıl geçti. Hafızalardan silinmeyecek kadar derin izler bırakan 'Roboski Katliamı', tarih sayfalarına büyük bir kara leke ve trajedi olarak düşecek. Masum halka yönelik gerçekleştirilen bu katliamda ölenleri rahmetle anıyoruz.

Evet, bugün Roboski katliamının 4.Yıldönümünü yâd ediyoruz. Roboski yalnızlığın, sahipsizliğin ve mazlumca katliama uğrayışlığın sembolleştiği bir trajedi olarak karşımızda duruyor. Bölgemiz tarih boyunca nice zulümlere maruz kaldı. Halepçe, Susa, Başbağlar, Zilan, Dersim katliamları ve 6-7 Ekim olaylarında işlenen vahşet, zalimlerin alınlarında silinmez bir kara leke olarak kalacaktır.

Sorumlu kim olursa olsun, nasıl bir senaryo ile savunma yapılırsa yapılsın, hiçbir gerekçe, ortaya çıkan katliam tablosunun mazereti olamayacaktır. Bu katliamda askerden siyasetçisine, bürokratından militanına kadar herkesin bu korkunç tabloda sorumluluğu vardır. Katliamdan bu yana STK'lar ve siyasiler Roboski konusunda basın açıklamaları yaptı. Ancak bu katliam zamanla tozlu raflarda kalıp unutuldu.

Önce 'terör' kapsamına alınan Roboski katliamı dosyasına, bir süre sonra gizlilik kararı getirildi. Dosya, katliam gününden 2013 Haziranı’na kadar yani yaklaşık 1,5 yıl TMK 10. madde ile görevlendirilmiş savcılık tarafından takip edildi. Savcılık uzun süre bekleyen katliam dosyası için “Taksirle ölüme sebebiyet vermekten” görevsizlik kararı verdi. Aynı dönem içerisinde görevli savcı dosyayı askeri savcılığa gönderdi. Bu duruma Roboskili ailelerin avukatları iki kez itiraz ettilerse de, itiraz savcılık tarafından kabul edilmedi. 6 Ocak 2014'te de askeri savcılık 'kaçınılmaz hataya düştükleri' gerekçesi ile yargılanması istenen askerler hakkında 'yargılamaya gerek yoktur' kararı aldı. Dava avukatlarının itirazının reddedilmesi üzerine dava son olarak 18 Temmuz 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü.

Askeri savcının 16 sayfadan ibaret mütalaasına bakıldığında, "Bir istihbarat alınmış ve aralarında PKK’nin üst düzey yetkililerinin de olduğu PKK’lı bir grubun sınırdan geçeceği ihbar edilmiştir." deniliyor. Ancak bu kaynağının kimliğinin gizli tutulması bunun, kasıtlı ve katliama yol açmasından kuşku duyulmayan bir istihbarat bilgisi olduğunu akla getiriyor.

Anladığımız ve takip ettiğimiz kadarıyla, PKK’nin üst düzey komutanlarından Bahoz Erdal olarak tanınan Fehman Hüseyin’in bir grup kaçakçının arasında saklanarak Türkiye’ye geçip saldırı düzenleyeceği bilgisi üzerine bu operasyon yapıldı. Ama Erdal’ın bu grubun içinde olmadığı ortaya çıktı.

Şimdi bu bilgiyi kim verdi ise hükümetin bunu açıklaması gerekir. Burada ilk akla gelen tabi ki o dönem hükümetle iş tutan, güvenlik ve istihbaratta etkin olan Gülen grubudur. Bunun dışında dış istihbarat veya PKK içinden bir gruptan istihbarat alınmış ise bunun açıklanması lazım. O dönemde de hatırlanacağı gibi PKK’ye yönelik ciddi operasyonlar yapılıyordu. Ancak devlet güçlerinin önüne atılan bu yeme (yanlış istihbarata) balıklama atlanması sonucu bu katliam gerçekleşti ve operasyonlarda bıçak gibi kesildi. Anlaşılıyor ki, amaç hasıl olmuştu.

Birde dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in "Bu vatandaşlarımız kaçakçılık yaparken vurulmuştur. Sağ yakalansalar kaçakçılıktan yargılanacaklardı..." gibi akla ziyan açıklamaları ve sonradan kimlerle olduğunun ortaya çıkması da bize bir ipucu veriyor.

Olayın bir başka ilginç boyutu da, olay olduktan hemen sonra PKK ve türevlerinin önceden haberleri varmış gibi bir hazırlık içinde olmalarıdır. Bu durumda olayda pis kokuların olduğu aşikar. Tabi olan masum Roboskili kardeşlerimize oldu. Tarihimiz bu tür mezalimlerle doludur. Lakin Zuntikam ve adil olan ALLAH(CC) bu mazlumların hakkını kimseye bırakmadı ve bırakmayacaktır. Şimdiden işin içinde parmağı olanlar bunun ceremesini çekiyorlar. Ahirette çekecekleri elbette daha şiddetli olacaktır.

Sonuç olarak, adaletin gerçekleşmesi için olayın takipçisi olmak hepimizin vicdani ve insani yükümlülüğüdür. O gün Roboski’de yaşanan vahşet, bölge ve Ortadoğu coğrafyasında ne ilk, ne de son olacaktır. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki, ALLAH’ın adaleti mutlaka tecelli edecek ve zalimler eninde sonunda hak ettiği cezayı alacaklardır.

''Sakın, ALLAH'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma. Şüphesiz ki Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.'' -İbrahim Suresi 42. Ayet-

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
100 gün önce
506 gün önce
639 gün önce
653 gün önce
709 gün önce
765 gün önce
800 gün önce
820 gün önce
862 gün önce
877 gün önce
1008 gün önce
1156 gün önce
1290 gün önce
1462 gün önce
1486 gün önce
1514 gün önce
1699 gün önce
1828 gün önce
1850 gün önce
1974 gün önce
2041 gün önce
2067 gün önce
2098 gün önce
2240 gün önce
2277 gün önce
2382 gün önce
2405 gün önce
2635 gün önce
2705 gün önce
2826 gün önce
2984 gün önce
2986 gün önce
3043 gün önce
3061 gün önce
3085 gün önce
3119 gün önce
3174 gün önce
3183 gün önce
3256 gün önce
3374 gün önce
3349 gün önce

RSS
© 2024 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=