Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Bayramınız kutlu olsun!

16 Temmuz 2015, 20:58 - Okunma: 2145

Değerli dostlar!

        On bir ayın sultanı Ramazan ayının sonuna geldik. Rahmeti, mağfireti ve kurtuluşu bünyesinde barındıran bu ay hızlı bir şekilde gelip geçti. Mübarek Ramazan ayının ardından bayrama ulaşmanın sevincini yaşıyoruz. Ramazan ayının manevi atmosferinden, feyz ve bereketinden inşallah yeterince faydalanmışızdır. Bir sonraki Ramazana kavuşup onun rahmet ikliminden faydalanacak mıyız bilemeyiz. Hayatımızın tamamını Ramazan gibi aynı aşk ve şevkle geçirelim. Unutmayalım ki, hayatımız Ramazan gibi olursa ahiretimiz de bayram olur.

       Ramazan Bayramı (Arapça: عيد الفطر Iyd-ul Fitr) İslam aleminde, oruç tutma ayı olan Ramazan'ın ardından üç gün boyunca kutlanan dini bayram. Hicri takvime göre onuncu ay olan Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır. Bayramdan bir önceki gün, Ramazan ayının son günü olan arifedir. Hicri takvim 'ay takvimi' olduğu için yıl güneş temelli miladi takvimden 11 gün kısadır. Bu nedenle Ramazan Bayramı her sene bir önceki seneden 11 gün daha erken kutlanır. Yaklaşık olarak her 33 senede bir Ramazan Bayramı aynı günlere tekabül eder.

Ramazan Bayramı, Hicret'in ikinci yılından sonra kutlanmaya başlandı. Bu bayramda yapılması gereken tüm törenler ve ibadetler Hz.Muhammed (S.A.V.) tarafından düzenlendi. Ramazan Bayramı, Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılınan orucun da sonunu ifade eder. Ramazan Bayramı'nın ilk günü aynı zamanda Şevval ayının birinci günüdür ve bu günde oruç tutulmaz. Ramazan Bayramı'nın ilk gününde camilerde bayram namazı kılınır. Bayram boyunca Müslümanlar eş, dost, akraba ziyaretleriyle birbirlerinin bayramını kutlarlar. Bu sayede sünnet olan sıla-i rahimi yerine getirirler.

         Bayram insanları kaynaştırıp bir araya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için Müminler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kur'an'lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.

Ramazan Bayramının müminler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü Ramazan Bayramı, her gün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan'ın yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan müminler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.

Her vesile ile bizleri ibadete ve ahiret amellerine teşvik eden Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam, yılın iki bayram gecesinde kalkıp ibadet etmeyi tavsiye etmiştir. Bu gecelerde uyanık bulunmanın, kalbin uyanıklığına vesile olduğunu bildirirlerdi. Bunu bir hadis-i şeriflerinde şöyle ifade etmişlerdi: "Sevabını Allah'tan umarak iki bayram gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez."

       Bayramların en güzel şekli tanısın tanımasın müminlerin tokalaşarak, kucaklaşarak birbirleriyle bayramlaşması, bayramlarını kutlaması ve tebrikleşmesidir. Saadet Asrında Sahabiler birbirleriyle "Bârekâllâhü lena ve lekum" diyerek bayramlaşılardı, yani "ALLAH bizden de, sizden de kabul etsin" dedikleri rivayet edilir. Bu tebrikleşme bizim dilimizde "Bayramınız mübarek olsun, bayramınızı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" veya Kürtçe , "İdawe pirozu mübarek be" gibi sözlerle ifade edilir.

Eğer Ramazan hayatını devam ettiremezsek, ibadetlerle, güzel alışkanlıklarla, hayatımızın her anını her safhasını tanzim etmezsek huzura eremeyiz, ahirette de kurtulamayız. Bazıları bayramı bile geçirmeden bir Ramazan boyu kazandıklarını bırakıveriyor. Geriye zahmetten başka bir şey kalmıyor. Rahmet ayı oluveriyor zahmet ayı. Bugün bayramlar bile herkes için aynı anlamı ifade etmiyor. Bayramlarda yozlaşmadan payını aldı. Maneviyata yapılan saldırılar, bazı kesimlerde bayramın anlamını da değiştirdi. Ramazan bayramını, Ramazanı yaşayanın kutlama hakkı vardır. Müslümanlar olarak bayramlarımıza sahip çıkmalıyız. Bugün gençlerimiz başta olmak üzere bayramlarımızın sıcak havasına ve gerçek manasına ne kadar da muhtacız. Ramazan boyunca hayatın günahsız ve kötülüksüzde geçebileceğini gördük. Ramazana veda ederken kazanımlarımıza da veda etmeyelim. Oruç bitti, teravih bitti diye sevinenlerden olmayalım. “Ölünceye kadar Rabbine ibadet et.” -Hıcr Suresi:99-

Peygamberimizde bir hadislerinde : “İbadetin kabul olunanı az da olsa, devamlı olanıdır” -Buhari, İman:32- buyurmuştur.

           Bayramları inanç ve ananemize uygun geçirmeliyiz. Ramazanımız gibi bayramımızda güzel geçmelidir. Müslümanın ölçüsü Kur’andır. Hz.Peygamberin sünnetidir.

Hz.Enes (ra) şöyle anlatıyor : “Allah’ın elçisi Medine’ye geldiğinde, Medine’lilerin gülüp eğlendikleri iki günleri vardı. Allah’ın elçisi; – “Bu iki gün nedir?” diye sordu. Onlarda : – “İslâm’dan evvel sevindiğimiz günlerdir.” dediler. Bunun üzerine Peygamber(SAV): – “Allah size o iki bayram günlerine bedel, hatta onlardan daha hayırlı iki bayram günü ihsan etti. Bunlar Ramazan ve Kurban bayramlarıdır” dedi. -Ebu Davud Salat:1295-

Bir ay camiler doldu taştı. Oruçlar tutuldu, namazlar kılındı. Zekatlar, sadakalar verildi. İbadetlerin her çeşidi yapıldı. Sevaplar peşinde koşuldu. Kötülüklerden uzak kalındı, iyi alışkanlıklar kazanıldı. İbadetler sadece Ramazana mahsus değildir. Bunu böyle anlar böyle yaşarsak, Ramazandaki ameller de boşa gider. Çünkü İslam bir bütündür. Amellerimiz tamam olmazsa, sıratı geçemeyiz, cennete giremeyiz. Ramazanda bir şeyler yapıp ta Ramazan sonrası eskiye dönüvermek akıllı insanın kârı değildir. İnandım diyen bunu yapamaz.

Ramazan’ın verdiği huzuru, sağladığı güzellikleri her zaman sahip olmak istiyorsak, Ramazanı yaşamaya devam etmemiz elzemdir. Ramazanda kurtuluşunu sağlayan bir Müslüman, bayram sonrası eski alışkanlıklarına, eski hayatına dönmemelidir ki, ebedi kurtuluşunu sağlamış olsun. -Mustafa Öselmiş: Sevinç Günü Ramazan Bayramı-

           Sonuç olarak! Bayram sevincimizi gönlümüzce yaşayalım. Ancak İslam coğrafyasında Müslümanlara yaşatılan zulmü ve orada yaşayanların acılarını, sıkıntılarını hiç değilse yüreklerimizde hissedelim. En azından onlar için dualarımızı esirgemeyelim.

Ramazan Bayramı’nın halkımıza, İslam âlemine ve insanlığa hayırlar getirmesini yüce ALLAH’tan diliyorum. Bayramın ümmetin birlik ve dirliğine, mazlumların kurtuluşuna, insanlığın huzur, barış ve hidayetine vesile olmasını dilerim.

Selam ve dua ile hayırlı bayramlar...

Etiketler : ramazan bayramı
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
32 gün önce
54 gün önce
178 gün önce
271 gün önce
302 gün önce
586 gün önce
609 gün önce
839 gün önce
909 gün önce
1030 gün önce
1188 gün önce
1190 gün önce
1247 gün önce
1265 gün önce
1268 gün önce
1289 gün önce
1323 gün önce
1378 gün önce
1387 gün önce
1460 gün önce
1578 gün önce
1553 gün önce

RSS
© 2019 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=