Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Yalanlara itibar, doğrulardan kaçış!

04 Temmuz 2019, 10:25 - Okunma: 1674

Kıyamet alametlerini anlatan hadislerde, ahir zamanda yalanlara itibar edileceği ve doğru konuşanların yalanlanacağı, güvenilir kimselerin hain, hainlerin güvenilir kimselere olarak yansıtılacağı belirtilir.

Kıyametin hakikati ALLAH’ın ilmi dâhilindedir. Lakin bu alametlerin fazlasıyla günümüzde gerçekleştiğini ve algı operasyonları ile gerçeklerin tamamen ters yüz edildiği bir dönemi fazlasıyla yaşıyoruz.

Konuyla ilgili olarak Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:

 “Öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hain sayılacak, hainlere güvenilecek…” -Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, XXIII, 314; Heysemî, VII, 283-

İnsanlar maalesef doğrular ve gerçeklere inanmak yerine nefis ve insi-cinni şeytanlara uyarak yalanlarla süslenmiş afyonlarla kendilerini uyuşturmayı seviyorlar. Günümüzde artık “yalan at tutmazsa izi kalır”sözü slogan olmaktan çıkıp bir siyaset ve hayat metodu haline gelmiştir. Küresel emperyalistler ve onların emrindeki “toplum mühendisleri” halkları aldatmak ve yönlendirmek için yalanlarla süsledikleri boş vaadlerle kendi siyaset ve çirkefliklerine alet ediyorlar. Zamane insanı da bunun yalan ve aldatma olduğunu gördüğü halde, nefsine hoş geldiği için bu yalanların peşinden gitmekte bir beis görmüyor. Böyle olunca İslam davasını anlatan âlimlerden davetçilere kadar büyük bir kesim Hak ve doğruları anlatmakta zorlanırken; İslam düşmanı kesimler, emperyalist egemen güçler ve işbirlikçileri yalanlarını çok rahat insanlara kabullendirebilmekteler. 

İslam tarihinden bir örnek verecek olursak: Bedir savaşı öncesi Mekkeli müşriklerin ticaret kervanının bekleyen İslam ordusu, Mekke müşrik ordusuna su götürmekle görevli iki askeri yakalamışlar. Müslüman askerleri, yakaladıkları bu kişilere kim olduklarını sorduklarında, onlar da Mekke ordusunun sucuları olduklarını söylediler. Ticaret kervanı bekleyen Müslümanlar, sucuların yalan söylediklerini sanarak onları sıkıştırmaya başladılar. Bunun üzerine Peygamber efendimiz (S.A.V.): “Adamlar doğru söyleyince onları dövüyor, yalan söyleyince de vazgeçiyorsunuz. Bırakın rahat konuşsunlar!” diye buyuruyor.

Yine Abbasiler devrinde Behlül Dânâ (R.A.) bir gün yolda giderken müfrezelerden kaçan bir kişi ile karşılaşır. Şahıs yardım isteyerek:
- Aman Behlül bana yardım et kaçmam lazım!
Behlül sırtında taşıdığı boş çuvalı açar:
- Gir içine, der. 
Şahısta çuvala girince, vurur sırtına çuvalı yoluna devam eder.

Biraz sonra şahsı takip eden müfreze ile karşılaşır. Sorarlar:
- Behlül, falan şahsı gördün mü?
- Gördüm sırtımda der. 
Ama onlar bu cevaba güler ve giderler…

Emniyetli bir yere gelince Behlül torbayı açar ve şahsı indirir.

Şahıs: - Aman Behlül ne yaptın? Hem beni kurtarmaya söz verdin, hem de gammazladın...
Behlül gülümser ve cevabı çok manidardır:
- Merak etme! ONLAR DOĞRUYA İNANMAZLAR, DOĞRU SÖYLEYENE HİÇ İNANMAZLAR...

Evet, Behlül’ün söylediği hakikat bugün bütün insanlığı sarmış durumda. Yalanlara inanılır ve itibar edilir, ancak doğrulara ve doğru söze itibar edilmez oldu.

Yalan üzerine kurulu propaganda ve algı operasyonları ile toplumların kaderi ile oynanır, seçimler kazanılır, ülkelerin haritası değiştirilir, devletler yıkılır ancak yalanlar halen itibar görmeye devam edilir. Mesela Saddam’ın elinde kimyasal silahlar var diye ülke işgal edildi. Uyduruk 11 Eylül saldırıları, IŞİD’in ortaya çıkarılması ve bu bahanelerle milyonlarca Müslüman öldürüldü, derin fitneler ile Müslümanları birbirine kırdıran emperyalist ABD ve destekçileri halen başka ülkelere karşı aynı oyunlarına devam ediyor ve insanlık peşlerinden gitmeye devam ediyor.

Ülkemizde ve bölgemizde durum farklı mı? Yüzyıldır ülke ve bölge halkına kan kusturan parti ve örgütler halen aynı yalan propagandalar ile seçimler kazanıp insanlarımızı sömürmeye ve ezmeye devam ediyorlar. İnsanlarımızda yalan ve aldatmayı çok acı tecrübeler ile bilmelerine rağmen hala da insanlık ve İslam düşmanı emperyalistlerin gönüllü uşağı olan örgüt ve partilere destek vermeye devam ediyorlar.

Dost ve düşmanımızın kim olduğunu kavramazsak, dünya ve ahiretimizi heba edeceğiz. Bu arada neslimizi ve gençlerimizi de bu oyun ve algı operasyonlarına karşı uyarmazsak geleceğimizi emperyalistler belirleyecek. Bunun olmasını istemiyorsak özümüze dönerek tarihte ve günümüzde yaşananlardan ders almalıyız.

Selam ve dua ile…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
131 gün önce
159 gün önce
201 gün önce
299 gün önce
355 gün önce
418 gün önce
425 gün önce
635 gün önce
677 gün önce
740 gün önce
1145 gün önce
1279 gün önce
1293 gün önce
1349 gün önce
1405 gün önce
1425 gün önce
1440 gün önce
1459 gün önce
1501 gün önce
1516 gün önce
1536 gün önce
1544 gün önce
1574 gün önce
1580 gün önce
1647 gün önce
1796 gün önce
1929 gün önce
2102 gün önce
2125 gün önce
2154 gün önce
2338 gün önce
2468 gün önce
2489 gün önce
2614 gün önce
2681 gün önce
2707 gün önce
2738 gün önce
2880 gün önce
2917 gün önce
3022 gün önce
3045 gün önce
3275 gün önce
3344 gün önce
3465 gün önce
3623 gün önce
3626 gün önce
3682 gün önce
3700 gün önce
3703 gün önce
3724 gün önce
3758 gün önce
3813 gün önce
3822 gün önce
3895 gün önce
4014 gün önce
3989 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=