Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Ne salgın ne de haram dinliyorlar!

31 Aralık 2020, 18:17 - Okunma: 1000

Çin’in Vuhan kentinde Aralık 2019 da ortaya çıkan koronavirüs salgını, o tarihten beri dünyanın düzenini alt üst etti ve hayatı çekilmez hale getirdi.  10 Mart 2020’den beri ülkemizde görülmeye başlandı ve o tarihten beri aylardır bu hastalığın türlü sıkıntılarına maruz kalıyoruz. Nice canlarımızı toprağa verdik. Getirilen kısıtlama tedbirleri ile aylarca evlerimizden çıkamadık ve bu süreçte birçok iş sektörü çöktü ve kepenk kapatmalar yaşandı. Aylarca camilerimiz kapalı kaldı ve Cuma ve bayram hutbesine bile gidemedik. Şimdi aşı çalışmalarına başlanacağı belirtiliyor ve kısıtlamalara da aynen devam ediliyor.

Bütün bu sıkıntıları çekmemize rağmen ehli keyfin keyfinden bir şey eksilmiyor. Ne kısıtlama dinliyorlar ne de helal-haram dinliyorlar. Aylardır bu kadar sıkıntı çekmemize rağmen; her gün kumarhaneye çevrilen evler, eğlence mekanı ve kumarhaneye çevrilen sözde dernek binaları, yine yatlarda-katlarda düzenlenen eğlence partileri haberlerini izliyoruz.  

Şimdi de 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması olmasına rağmen evlerde, otellerde ve farklı mekanlarda sözde yılbaşı eğlencesi adı altında çirkefliklerini sergilemek için her türlü yolu deniyorlar. Nedense insanlara haram ve zararlı olan ameller ne kadar da tatlı geliyor? “Cehennem hoşa giden şehvetlerle çevrelenmiştir…” hadisi bu gerçeği ne kadarda güzel ifade ediyor.

İnsanların korona belası nedeniyle ölümle bu kadar yüz yüze olduğu bir dönemde; bir taraftan piyango kumarı, bir taraftan içkili ve zinanın pik yaptığı bir ortamda yılbaşı kutlama konusunda ne kadar da cüretkâr olabiliyorlar. Peki, iman, ibadet ve namaz konusunda neden bu kadar gevşek davranılıyor? Bunları yapmamak için eften püften bahaneler üreten insanlarımız, şeytanın kötü amellerini süslemesi sonucu harama karşı her türlü sıkıntı ve cezayı nasıl da göze alabiliyorlar? Oysa her zamankinden daha fazla ölümü ensemizde bu kadar yakın hissettiğimiz bir zamanda, her an ölecekmişiz gibi hem geçen yılımızın, hem de geçen ömrümüzün muhasebesini yapmamız gerekmez mi?  Kalan ömrümüzü ALLAH’ın razı olacağı bir şekilde geçirmemiz ve hayat düzenimize çekidüzen vermemiz gerekirken bu gafletle nereye varacağız?

Ancak yok! İstediği kadar âlimlerimiz, Diyanet İşleri Başkanlığı, bilim adamları içki, kumar, fuhşun zarar ve günahını anlatsın, kimse üzerinde etkisi olmaz. İlla o haram ve ateş zevkinden mahrum olmayacaklar. Bile bile şeytanın adımlarını takip edecekler. Tıpkı El-Bakara: 175. Ayetin tarif ettiği durum gibi: “İşte onlar, hidayete karşılık dalâleti, bağışlanmaya karşılık azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!”

İçinde bulunduğumuz şartlar altında yüce İslam dinimiz her taraftan saldırı altında iken, ümmet coğrafyası kan ağlarken, hiçbir sorunumuz yokmuş gibi; kafamızda piyango ve yılbaşı eğlencesi planı olmasını kabullenemeyiz. Ölüm kapımıza gelmeden silkinip uyanalım da, şeytanın oyun ve tuzaklarının farkına varalım. Yoksa yarın çok geç olabilir. İmtihan için geldiğimiz dünyada İslam’ı ve ümmetin derdini bırakıp nefis ve şeytanın kölesi olursak; Yarın ALLAH’a hangi yüzle hesap vereceğiz? Wesselam…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
31 gün önce
337 gün önce
360 gün önce
389 gün önce
573 gün önce
703 gün önce
724 gün önce
849 gün önce
942 gün önce
973 gün önce
1115 gün önce
1152 gün önce
1257 gün önce
1280 gün önce
1510 gün önce
1579 gün önce
1700 gün önce
1858 gün önce
1861 gün önce
1917 gün önce
1935 gün önce
1938 gün önce
1959 gün önce
1993 gün önce
2048 gün önce
2057 gün önce
2130 gün önce
2249 gün önce
2224 gün önce

RSS
© 2021 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=