Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Beslenme kaynaklarımıza dikkat ediyor muyuz?

01 Şubat 2016, 10:57 - Okunma: 3479

İnsanoğlu hem madde hem maneviyata ihtiyacı olacak şekilde yaratılmıştır. İnsan maddi ve manevi yönleri, boyutları olan bir varlıktır. Yani insan hem ruh hem bedenden ibarettir. Yeme, içme, yatma, giyinme, barınma, eğitim, ticaret ve kariyer ile maddi ihtiyaçlarımızı ALLAH'ın verdiği rızık ile karşılarız.
Aynı şekilde maddi ihtiyaçlarımız gibi fıtrat olarak manevi ihtiyaçlarımız vardır. Bedeni ihtiyaçlarımızın yanında ruhi olarakta beslenmemiz gerekir. Ruhi olarak insanoğlu din, iman, vicdan ve moral değerler ile beslenir.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi hem beden hem de ruhtan müteşekkil olan insanoğlu nedense bedeni ihtiyaçlarına fazlasıyla değer ve önem atfederken, ruhi ihtiyaçlarını hep öteliyor. Oysa sağlıklı düşündüğümüzde ruh ve ruh sağlığının beden ve beden sağlığından daha önemli ve gerekli olduğunu göreceğiz.
Yeme, içme, giyinme ve diğer bedeni ihtiyaçlarımızı hemen karşılama yoluna gideriz. En ufak bir rahatsızlık ve hastalıkta hemen tedavi yolları ararız. Ruhi ihtiyaç ve rahatsızlıklarda ise hiç oralı olmayız. 
Aynı şekilde çocuklarımızı ve gençleri okuyup doktor, mühendis, avukat vs. olmaları için tembih ederiz de, dinlerini öğrenip yaşamaları konusunu hep geri plana atarız. 
Sonradan da sadece maddi-bedeni ihtiyaçlarını karşılamaya alışan nesiller sonucu şahsi ve toplum sağlığı bozulmuş, sadece kendini ve maddiyatı düşünen evladlardan şikâyet ediyoruz.
Bizler her şeyden önce fıtrata uygun olarak, bizi Yaratanın bizi hem ruh hem beden olarak yarattığını göz ardı etmeden yaşasaydık, maddeyi ihmal etmeden lakin manevi emir ve ihtiyaçlarımıza daha fazla önem verirdik. Maneviyat olmadan insanın makineden hatta hayvandan bir farkı kalmadığını ve robotlaştığını görelim artık. Maneviyata sarılıp ALLAH'ı ve bize gönderdiği dini öğrenmeden, yaşamadan dünyada mutlu bir düzen kurmamız mümkün değildir.
Bir başka konuda bedenimizi beslemek için aldığımız gıdaların temiz, sağlıklı ve helal olmasına dikkat ettiğimiz gibi ruhi gıdalarımıza da dikkat etmemiz gerektiğidir. Bedenimize bozuk gıda aldığımızda nasıl ki vücudumuz hastalanıyorsa, ruhumuzu besleyeceğimiz bozuk gıdalarda maneviyatımızı ve ruhi sağlığımızı bozacaktır. Bunun için bizler evladlar ve neslimizin maddi olarak beslendikleri gıdalara baktığımız ve onlar üzerine titrediğimiz gibi manevi olarak evladlarımızın hangi gıdalarla beslendiklerini veya gıda diye verilen hangi fikirler ve düşünceler ile zehirlendiklerine dikkat etmemiz gerekir.

Maddi ve bedeni hastalıkların tedavisi belki biraz zaman ve para ile çözülür ancak evladlarımızın okudukları zararlı kitaplar, aldıkları düşünceler sonucunda manevi olarak zehirlendikleri zaman onları tedavi etmek mümkün değildir. Bu durumda olup batılın bataklığına düşen evlad ve nesillerimizin hem dünya hem ahiret hayatları hüsrana dönüşecektir. Bu duruma engel olma imkanı varken, engel olmayan biz ebeveynler, okuluna, işine verdiği önemi, akide ve düşünce yapısının oluşması aşamasında lakayt kaldığımız için büyük vebal altında kalacağımızı-kaldığımızı unutmayalım. Göz göre göre evlad ve nesillerimizi maneviyat dünyalarına girmediğimiz ve göz ardı ettiğimiz için ateşe atmış oluyoruz. Bunun manevi sorumluluğunu düşünelim ve gözümüzden bile sakındığımız evladlarımızı aynı şekilde ateşten de korumalıyız.

İslam düşmanları, gençlerimiz ve nesillerimizi İslam’dan uzaklaştırmak ve maneviyatlarını bozmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bunun için her türlü hile ve desiseye başvuruyorlar.  "Müzik ruhun gıdasıdır" ve "güzele bakmak sevaptır" gibi kelime oyunları ve algı operasyonlarıyla nesli bozmak emelinde olduklarının bilincinde olalım.  Müslüman anne-babalar olarak şunu unutmayalım ki; eğer bizler evlad ve nesillerimizi maneviyatı doğru bir şekilde vermezsek, yanlış bir şekilde beslenerek yanlış yollara ve düşüncelere gireceklerinden son pişmanlıkta fayda vermeyecek ve bizler bunun vebalinden kurtulamayacağız.

Unutmayalım ki, ruhun ve kalplerin gıdası müzik, sinema, TV vs. değil ALLAH'a iman, ibadet, takva ve kulluktur. Ve kalplerin ancak ALLAH'ı anmakla mutmain olduğunu unutmayalım…

 “Onlar, iman edenler ve kalpleri Allah’ın zikriyle mutmain olanlardır. Dikkat edin! Kalpler, ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur.” -Ra’d Suresi: 28-

Selam ve dua ile…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
106 gün önce
134 gün önce
176 gün önce
274 gün önce
330 gün önce
393 gün önce
400 gün önce
610 gün önce
652 gün önce
715 gün önce
1120 gün önce
1254 gün önce
1268 gün önce
1324 gün önce
1380 gün önce
1400 gün önce
1415 gün önce
1434 gün önce
1476 gün önce
1491 gün önce
1511 gün önce
1519 gün önce
1549 gün önce
1554 gün önce
1622 gün önce
1771 gün önce
1904 gün önce
2077 gün önce
2100 gün önce
2129 gün önce
2313 gün önce
2443 gün önce
2464 gün önce
2589 gün önce
2656 gün önce
2682 gün önce
2712 gün önce
2855 gün önce
2892 gün önce
2997 gün önce
3020 gün önce
3250 gün önce
3319 gün önce
3440 gün önce
3598 gün önce
3601 gün önce
3657 gün önce
3675 gün önce
3678 gün önce
3699 gün önce
3733 gün önce
3788 gün önce
3797 gün önce
3870 gün önce
3989 gün önce
3964 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=