Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Muhabbet ve muhalefette ölçülü olmak

30 Ocak 2018, 20:31 - Okunma: 2743

Üstad Bediüzzaman 19. Mektub Altıncı Nükteli İşaret’te aşağıdaki hadisi nakleder:

Hem, nakl-i sahih-i kat’î ile, İmam-ı Ali’ye (r.a.) demiş: “Sende, Hazret-i İsâ (a.s.) gibi, iki kısım insan helâkete gider: Birisi ifrat-ı muhabbet, diğeri ifrat-ı adâvetle. Hazret-i İsâ’ya, Nasrânî, muhabbetinden, hadd-i meşrudan tecavüzle hâşâ ‘ibnullah’ dediler. Yahudi, adâvetinden çok tecavüz ettiler, nübüvvetini ve kemâlini inkâr ettiler. Senin hakkında da, bir kısım, hadd-i meşrudan tecavüz edecek, muhabbetinden helâkete gidecektir.” 

“Onların bir lâkabı vardır ki, onlara Rafizî denir.” demiş. “Bir kısmı, senin adâvetinden çok ileri gidecekler. Onlar da Havâriçtir ve Emevîlerin müfrit bir kısım taraftarlarıdır ki, onlara ‘Nâsibe’ denilir.”

Yani: İsa (A.S.)’a aşırı adavetten Yahudiler; buna karşılık aşırı muhabbetten de Hıristiyanlar helaka gittiler. Hz. Ali’ye olan adavetten Hariciler ve Emeviler; Rafiziler de aşırı muhabbetten helaka gittiler.

Evet, bu hadis bize gösteriyor ki, sevgi, muhalefet ve düşmanlıkta aşırıya kaçmamak gerekir. Gerek muhabbet, gerekse muhalefet olsun her halükarda ALLAH’ın çizdiği sınırlar içerisinde olmalı ve aşırıya yani ifrat ve tefrite girilmemelidir.  

Şimdi bu vakıayı günümüze kıyaslarsak; aynı durum Cumhurbaşkanı Erdoğan için söz konusudur. İki kesim var ki; ölçüyü tamamen kaçırmış durumdalar. Bunlardan ilki Erdoğan’ın yaptığı her şeye onay veren ve güzellemeler yapar durur.

İkinci kısımda; düşünmeden yapılan her şeye istisnasız karşı çıkan iflah olmaz çevreler. Bunlarda olumlu-olumsuz demeden kör muhalefet anlayışıyla her şeye karşı çıkarlar.

Bu iki kesimde yanlış yolda mesafe almakta ısrar ediyor. İlk kesimden başlarsak; Müslüman olarak Erdoğan’ı tabiî ki seviyoruz. Ancak bu onun yaptığı her şeyin doğru olduğu ve hiç hata yapmadığını göstermez. Hatasız kul olmadığını, Peygamberlerin ALLAH tarafından vahiyle uyarıldıklarının Kur’an’da çok sayıda örnekleri var. Durum bu iken ve zaman zaman Erdoğan’ın, “burada hata yaptık. Burada kandırıldık” gibi ikrarlarına rağmen, yaptığı her şeyi sorgulamadan, olduğu gibi kabul etmek İslami bir tavır değildir. Adil şahidler olarak doğruya doğru, yanlışa yanlış demek zorundayız.   

İkinci kesime gelirsek;

Bunlarda “çarşı her şeye karşı” anlayışı içinde muhalefet değil, adeta düşmanlık yaparak Erdoğan’a haklı olduğu konularda bile sorgusuz-sualsiz karşı çıkıyorlar.

Yurt dışında iş seyahati için giden bir dostum orada tanışıp görüştüğü Türkiyeli biriyle konuşmasında, bu şahsın yeminli Erdoğan düşmanı formatında sürekli eleştirdiğini görmüş. Bu şahıs mezhebini ve ideolojini de söylemiş. Arkadaşımda geçmişte onlara yapılanları ve Erdoğan’ın yaptığı açılımları anlatarak, “Sizin için bu kadar şey yaptı ona teşekkür etmeniz gerekirken ona muhalefet ediyorsunuz” deyince bu şahıs, “Ne kadar olumlu işler yaparsa yapsın sonuçta o ‘dincidir’. Biz onu kesinlikle sevemeyiz” demiş.

Bu iflah olmaz kesimin kim olduğunu biliyoruz. Bunlar haktan-hukuktan anlamazlar. Bunları anladıkta bizim mahallede aynı tavrı sergileyenlere ne demeli? Erdoğan iyi bir siyasetçi ve devlet adamı  olsa da sonuçta fani bir insandır. Olumlu icraatları olduğu gibi hatalı icraatları da olacaktır illaki. Bunda şaşılacak bir şey yok. Asıl şaşılacak olan İslam’a bağlı olduklarını söyleyenlerin o kadar İslam düşmanı varken; Erdoğan’ı hedef almalarıdır. Eleştirmek yerine resmen düşmanlık yapılarak, ABD ve israil’e karşı olan icraatında bile Erdoğan’a vuracak bir şey bulma becerisini gösteriyorlar. Beyler! kusura bakmayın sizin yaptığınız İslam ahlakına ve adaletine kesinlikte uymaz. Siz eleştiri değil, kin ve hasedle düşmanlık yapıyorsunuz.

“Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının…” -Maide: 8-

Sonuç itibariyle bize düşen İslam çizgisi, hakkaniyet ve adalet dairesi içinde hareket ederek; muhabbet ve muhalefette aşırıya kaçmadan, doğruya doğru, yanlışa yanlış demektir.

Selam ve dua ile…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
133 gün önce
161 gün önce
203 gün önce
301 gün önce
357 gün önce
420 gün önce
427 gün önce
637 gün önce
679 gün önce
742 gün önce
1148 gün önce
1281 gün önce
1295 gün önce
1351 gün önce
1407 gün önce
1428 gün önce
1442 gün önce
1462 gün önce
1504 gün önce
1519 gün önce
1539 gün önce
1546 gün önce
1577 gün önce
1582 gün önce
1650 gün önce
1798 gün önce
1932 gün önce
2104 gün önce
2128 gün önce
2156 gün önce
2341 gün önce
2470 gün önce
2492 gün önce
2616 gün önce
2683 gün önce
2709 gün önce
2740 gün önce
2882 gün önce
2919 gün önce
3024 gün önce
3047 gün önce
3277 gün önce
3347 gün önce
3468 gün önce
3626 gün önce
3628 gün önce
3685 gün önce
3703 gün önce
3706 gün önce
3727 gün önce
3761 gün önce
3816 gün önce
3825 gün önce
3898 gün önce
4016 gün önce
3991 gün önce

RSS
© 2026 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=